Yazar Hakkında

Abdullah Bedeloğlu
Aydın - TÜRKİYE
Öğretmen, yazar, şair Kamu Yönetimi Bilim Uzmanı Kitapları Türk Devriminin Yorumu ve Çağdaşlaşma Halifelik Tarihi ve Doktrinleri Yerel Basın Yazılarım Antolojilere kayıtlı 200 şiir

Şiirlerim - Makalelerim - Hikayelerim

KADER VE KAZAYA İMAN NE DEMEKTİR?

KADER VE KAZAYA İMAN NE DEMEKTİR?

Kader sözlükte "ölçü, miktar, bir şeyi belirli ölçüye (süre, miktar, hacim ve şekil olarak belirli bir ölçüye) göre yapmak ve belir­lemek" anlamlarına gelir. Evrende fiziksel, biyolojik toplumsal yasalar vardır. İnsanın akıl ve irade sahibi olması kader bilgisine evrendeki fiziksel, biyolojik, toplumsal yasaları bilmesine bağlıdır. Özgür değilse akıl ve irade sahibi olması bir şey ifade etmez. Kazai yargısal yetkisi olamaz olsa da tesirsiz kalır. Yargısal güç seçme-seçilme, tayin, terfi, tenzil(indirme) gücüdür.Düşünce ve kanaat hürriyetidir.

 İlim ve irade sıfatlarıyla ilgili bir kavram olan kader, evreni, evrendeki tüm varlık ve olayları belli bir nizam ve ölçüye göre düzenleyen ilâhî kanunu ifade eder.

Kader bilgisine sahip ve özgür olduğumuzda bizim için sorumluluk başlar. Çevremizde iyi kötü olacaklardan kazai, hüküm verme, durumu değiştirme gücüne sahip olarak sorumlu oluruz. Hayatı diri ve devamlı tutmak, ilim sahibi ve iradeli tutma, güçlü, görsel ve yazılı iletişimde tutmak bu amaçla yeni buluş, icatlar, teknolojiler üretebilmektir. Özgürlük fikri, vicdani, ekonomik ve biyolojik özgürlüktür. Biyolojik özgürlük, gözlerimizin, kulağımızın, dilimizin el ayaklarımızın, kafamızın vs azalarımızın sağlam olmasıdır.

Kazâ:

Sözlükte "emir, hüküm, bitirme ve yaratma" anlamlarına gelen kazâ, ezelde irade edilen ve takdir edilen kader yasalarının zamanı ge­lince, her birisini ezelî ilim, irade ve takdire uygun biçimde meydana getir­me ve oluşturulmasıdır. Kazâ , tekvîn (yaratıcı) sıfatı ile ilgili bir kavramdır. İnsanlar buluş, icat ve yeniliklerle iradeyle hükümle ezeli yasayı çalıştırabilir. Suya ihtiyaç var ama su yok, buz var. Kader yasasına göre su içmek için güneşin doğmasını, buzun güneşte erimesini bekleyecektik. Kazai-yargısal, iradi hükümle buzu ateşte ısıtıp su yaptık ve içtik. Çünkü suyun kader yasasını biliyoruz. Kazâya iman ile hayat bulduk.

Sorumluluk: Kader yasalarını bilmek, kader yasalarını uygulayabilmek için gerekli malzeme ve aletlere sahip olmaktır. Suyun kader yasasını biliyorum. Sıfır derecede su buz olur, ısıtılınca erir su olur. Suyu ısıtacak ve muhafaza edecek malzeme ve aletlere sahip olmak bizim sorumluluğumuzdur.

Çalışmak:

İnsan çalışarak hayati ihtiyacını giderecektir. Biyolojik yasam, beslenme, yeme, içme, havaya olan ihtiyacımı vs bilirim. Bunları elde edebilmem için de çalışmam gerekir. Herkesin bir işe ve ücrete ihtiyacı vardır. Herkesi iş sahibi yapacak toplumsal yasalara ihtiyaç vardır.

İnsanın çalışmasının karşılığını alacağı bilinciyle hareket edebilmesi gerekir. Toplumsal yasaların çalışan herkesin çalışmasının karşılığını alacak şekilde düzenlemesi gerekir.

Her canlının bir sonu olduğunu bilmek:

İnsanlar doğar, büyür, çocuk, genç, olgun yaşlı olur ve ölür. Her canlının bir sonu olduğunu biliriz. Bebekler, çocuklar ve yaşlılar çalışamaz. Onların bakımını mümkün kılacak önlemlere ihtiyaç vardır.

Pasif bekleyişte bulunmayız:

Kendimiz, çocuk ve ihtiyarlarımızın beslenme ve bakımını mümkün kılacak tedbir ve toplumsal yasalar isteriz, yaparız. Anne-babalar iş sahibi yapılır. Anne, baba çalışırken çocuklar kreş ve okullarda bakılır. Yaşlılara emekli aylığı bağlanır. Sağlık hizmetleri ücretsiz verilir. Başkalarına muhtaç olmadan yaşamaları sağlanır. Bu konuda toplumsal yasalar oluşturulmuş ve böylece modern devlet doğmuştur. Pasif bekleyişte bulunmayız, istek, çalışma ve yasalarla güvence oluştururuz.

KADER VE KAZA KONUSUNDAKİ AYRILIK VE TARTIŞMA KONUSU

Kader ve kazanın ne olduğu Allah tarafından biliniyor. Bu da kimin günahkâr olacağı, kimin öleceğinin yaralanacağının kimin cehenneme gideceğinin bilinmesi demekse insanların hürriyet ve seçme hakkının olmaması demektir. Devletin sistemi hırsızın çocuğu hırsız, dilencinin(Çigene-Roman) çocuğu dilenci olacak, katilin çocuğu katil, mafya olacak şeklinde ise zaten doğrudur. Kaderi devlet çizmiştir. İş ve işçi tercihinde bunların tercih edilmemesi önceden belirlenmiş kader, hürriyet ve seçme hakkının olmaması şeklinde yorumlanmaktadır.

Yönetsel, siyasal, toplumsal sisteme bu durumda olan halkların tepki gösterip değiştirme hakkı yok muydu?  Göç ederek başka ülkelere gitme yerleşme hakkı yok mu? Günümüzde birinci yol demokratik ülkelerde mümkün ama ikinci yol eski çağlarda mümkünken şimdi değil.  Seçme ve seçilme hakkının, siyasi haklarının bilincinde olmayan iradesi olmayan reşit sayılamayacak kişilerin olması yine bir toplumsal sistem, siyasal sistem tercihidir. Demokratik parlamenter sistem tercihi, zorunlu eğitim bu insanlara seçme ve seçilme hakkının verilmesi içindir. Zorunlu eğitimini tamamlamış kişi özgür iradeli tercih yapabilecek, haklarını koruyabilecek, arayabilecek kişi demektir.


Abdullah Bedeloğlu

 


Yorumlar

Yorum Bulunamadı