Yazar Hakkında

Süleyman Durmaz
Kütahya - TÜRKİYE
Kütahya-Gediz yağmurlar köyünde doğdum.yeterli tahsilimi yaptım.Gediz de ticaretle uğraşırken hayatın ve ticaretin verdiği stresten dolayı ticareti bırakıp öz ekonomi gazetesi genel muhabirliği ve köşe yazarlığı yapıp günlük görevlerimi yapar iki çocuk babası olarak bu geçici dünyada şiirlerimi yazar siz gönül dostlarımla paylaşır,bidiği her şeyi gizlemeden her kese söyleyebilen, bilmediğini öğrenmek için bilenin elini öpebilen gururdan kibirden uzak, vatanını milletini çok seven milli değerlerinden hiç mi hiç taviz vermeyen, vatanına maneviyatına söz ettirmeyen, inançlara saygılı, herkezi dinleyip düşüncelerini sayan garip ve neşeli bir şiir sever ve şiir gibi akkın yaşamayı bilen aciz bir kulum işte.....

Şiirlerim - Makalelerim - Hikayelerim

TECRİT " adlı romanımdan bir kesit.

TECRİT " adlı romanımdan bir kesit.


Ruhu ıyıce sıkılmıştı. Aklınca ucuz ve basit düşünceler karşısında mahkum olduğunu ve zorlukları aşmanın bir yolu olduğunu düşünüyor, az da olsa bulduğu bir boşluktan kaçış koridorları yaratmaya çalışıyordu.
Saatine baktı. Tam 11,47 yi gösteriyordu. Saat başı gelmeden otogara koşup bir an önce bir otobüsü yakalamayı düşündü.
Ani vermiş olduğu bu kararla bir anadolu garajından marmaranın serin sularına coşkun sel gibi akıp gitti.. Kurtuluş zannettiği bu kaçış harekatının tamamen tecride giden yol olduğunu hiç düşünmedi.
Bulunduğu tecritden yeni bir tecride doğru sular seller gibi akıp gitti.

 Vah Gülümser vah...!

Çıktıgı yol hiç de iyi bir yol değildi. Arkasına bakmadan yaşadığı hatıralarından korkusuzca kacıyor, kaderinin götürdüğü yere hızlı bir şekilde gidiyordu. Kimseye ihtiyacı olmayacakmış  gibi düşünüyordu.

İşte o sırada yeni tanıştığı bir arkadaşı geldi aklına. Onunla bir şekilde haberleşmesi gerekiyor, bir telefon etmesi lazım, bir “alo” demesi gerekiyordu. Ama nafile! 

Nereden numarasını bulacak, nasıl erişecekti. Bu arkadaşını da arayıp aramamkta tedirginlik yaşıyor bir boşluk içinde bir telaş içinde bir şeyler yapma derdindeydi. Çantasını açtı eski notlarına baktı. Küçük bir ajandası var satır satır okuyor bir telefon numarası bulmanın peşine düşmüştü. Aradığı numara bir türlü bulunamıyor, isim bile belirliyememiş kimi ve neyi aradığından emin olmamakla sayfaları deviriyor bir yol bulmanın telaşıyla arayışlarını sürdürüyordu. Önce isim belirlemesi gerekiyor sonra numarayı aramasını düşlüyordu. O arada omuzuna biri dokunuyor ve nerede ineceğini soruyordu. O kadar kararsız ki gidecegi şehri belirlememiş nerede ineceğini nereden bilsin ki.. Yardımcı olacak yada arkadaşlık yapacak hiç kimseyi düşünemiyordu..

İşte o telaş içerisinde o belirsizlik içerisindeyken aklına bir isim geliyor veyüzünde bir gülümseme beliriyordu

Gittiği şehir  tarihiyle doğasıyla, deniziyle ilgi çeken tabiyat harıkası bir yerdi. Araçtan indi etrafına bakındı ve terminalin kafesini gördü. Yol yorgunluğu yolculuk heyecanı onu yormuş biraz da acıkmıştı.m Tenha bir masaya oturdu, bir çay bir de susamlı simit istedi. Masasına gelen çayını karıştırdı simidini böldü ama zor yutkunuyordu. Otobüste aramak istediği arkadaşlarını hala bulamamış onun telaşı ve belirsizliği sürüyor ne yapması gerektiğini de  düşünüyordu. Heyecanını yatıştırmak için bir şeylerle de oyalanmaya çalışıyordu. Simidini yedikten sonra sigarasını yakdı, bir fırt çekti . 

İşte o an o şehirde oturan ama fazla samimim olmadığı arkadaşı geldi akına . Bir “lehavle” çekip üfledi püfledi, sağına soluna ba İşte geldim ey şehir” diye hayıfladı.

- Bir nebze korkularından kurtulmuş, stresini azaltmış görünüyordu. Bir çay bir sigara içimi rahat bir nefese o kadar muhdacdı ki onu anca yakalayabilmişti.  İşte o rahatlıkla tekrar çayını yudumlarken aradan bir ses geldi.

- “ Gülümser Gülümser” diye

O sesi duyunca buz gibi kesildi.

Nereden geldi o ses kimdi onu çağıran bir telaş aldı bir gerginlik ardı ortamı. Hiç böyle bir şey beklemiyor ama kim olduğunu da bilemiyordu. İki masa ileriden bir bayan kalktı hızla çağrıldığı yere doğru gitti.

Bir oh çekti . Kafede ikinci bir Gülümser olduğunu gördü. Ne büyük heyecan ne büyük korkuydu . Daha yeni geldiği bu şehirde birileri tarafından yakalanma korkusu ve ismini söyleyenin kim olduğunu dahi bilmiyor ve kaçışın son olduğunu düşünmüşdü.………../..


Yorumlar

Yorum Bulunamadı