Yazar Hakkında

Şair'ül İslam Yunus Kokan
Gaziantep - TÜRKİYE
ŞÂİR'ÜL İSLÂM YÛNUS KOKAN KİMDİR? 1986 yılında Gaziantep`in Şahinbey ilçesinde dünyaya geldi. Kitap okumaya karşı büyük bir ilgisi vardı. Zamanının büyük bir bölümünde kitap okurdu. Çok küçük yaşlarda siyer okumaya başladı. Eline geçen her siyer kitabını mutlaka okudu. 2004 yılında İnci Konukoğlu Lisesinden; 2010 yılında Dicle Üniversitesi, Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi, Matematik Öğretmenliği bölümünden mezun oldu. Hem lise hem de üniversite yıllarında tefsir, hadis, fıkıh ve kelam ilimleri okuyarak çok ilgi duyduğu dini ilimlerde mesafe aldı. Diğer taraftan Yûnus Emre`den, Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî`den, Necip Fazıl Kısakürek`ten ve Mehmet Akif Ersoy`dan şiirler okudu. Okumuş olduğu ilimlerden ve şiirlerden aldığı feyizlerle yüzlerce şiir yazdı. Şiirlerinin tamamı İslâmî içerikli olduğu için, ilim ehli insanlar tarafından kendisine Şâir'ül İslâm lakabı verildi. Diğer lakapları Birdman Father, Şems-i Şuarâ ve Seyyah’tır. Okuyucularından gelen talepler üzerine, kaleme aldığı şiirlerini kitaplaştırmaya karar verdi. Şiir kitaplarının yanı sıra, başta siyer olmak üzere İslâmî alanda birçok eser kaleme aldı. Tevrat ve İncil üzerinde de ciddi incelemelerde bulunan şâir, kâmil imanın araştırmaya dayalı iman olduğunu savunur. Felsefeyi dinsizliğe alet eden kimselere Kur`an âyetleri ışığında İslâm felsefesi yaparak en güzel cevabı vermiştir. Bunu hem şiir kitaplarında hem de diğer eserlerinde görmek mümkündür. Şâir`ül İslâm, aynı zamanda bir mütefekkir olmasıyla da dikkat çekmektedir. Tefekkürdeki derinliğini anlamak için “Kitâbu't-Tefekkür” isimli eseri mutlaka okunmalıdır. Bir kız ve bir erkek çocuk babası olan; çiçekten, sinekten, karıncadan, arıdan dahi hikmet dersi alan, onları kendine üstad kabul eden, ancak Kur`an ve sünnetten başka hiç kimseyi ve hiçbir şeyi mutlak üstad tanımayan ve kabul etmeyen şâir, araştırmalarını ve çalışmalarını ikamet ettiği Gaziantep`te sürdürmektedir. Şâirin şimdiye kadar yayımlanmış eserleri sırasıyla şöyledir: 1) Hikmet Dolu Liman Şiirlerle İman 1, Tilki Kitap, 2017 2) Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)'in Hayatı, Tilki Kitap, 2017 3) Hikmet Dolu Liman Şiirlerle İman 2, Tilki Kitap, 2017 4) Kitâbu't-Tefekkür, Tilki Kitap, 2018 5) Elmas Dizeler Altın Sözler 1, Kutlu Yayınevi, 2018 6) Allah'ı Ne Kadar Tanıyoruz? 1, Tilki Kitap, 2018 7) Miftah'ul Vatan Çanakkale, Kutlu Yayınevi, 2018 8) Aşk, Kutlu Yayınevi, 2018 9) Elmas Dizeler Altın Sözler 2, Kutlu Yayınevi, 2018 10) Allah'ı Ne Kadar Tanıyoruz? 2, Kutlu Yayınevi, 2019

Şiirlerim - Makalelerim - Hikayelerim

PEYGAMBERİMİZ HZ. İBRAHİM (A.S)’IN SOYUNDANDIR

Hz. İbrahim (a.s)’ın oğlu İsmail (a.s)’a on iki oğul ihsan edildi. Resûlullah (s.a.v)’in dedesi Abdulmuttalib Hz. İsmail (a.s)’ın soyundandı.

Abdulmuttalib’in babasının adı Haşim, dedesinin adı Abdulmenaf idi.

Abdullmuttalib’in erkek çocuklarının sayısı onu buldu. Yıllar önce Allah’a verdiği sözü hatırladı, “Erkek çocuklarından birini Kâbe’de kurban etme sözü.” Çocuklarının her biri bir başka güzeldi ama Abdullah bambaşkaydı.

Abdulmuttalib kimin kurban edileceğinin nasıl tespit edileceğini çok iyi biliyordu. Çocuklarının her biri, birer okun üzerine kendi isimlerini yazarak babalarına verdiler.

Okları alan Abdulmuttalib, doğru Kâbe’nin yolunu tuttu. Kâbe’ye vardığında elindeki on oku ok çekme memuruna verdi. Memurun çektiği okta “Abdullah” yazıyordu.

Büyük bir üzüntüyle eve dönen Abdulmuttalib, kura sonucunu açıkladı: “Abdullah, Allah kendisine kurban edilme şerefini sana verdi, kardeşlerin arasından seni seçti.” Abdullah’ta büyük bir teslimiyet vardı.

Abdulmuttalib, oğlu Abdullah’ı alarak onu kurban etmek üzere putların yanına götürdü. Tam oğlu Abdullah’ı kurban edecekti ki büyük bir kalabalık, duruma müdahale etmek zorunda kaldı: “Ey Abdulmuttalib, sen Mekke’nin en büyüğü olarak böyle yaparsan sonra da herkes senin gibi davranıp en sonundada soyumuz kurumaz mı?” dediler.

Bunun üzerine Abdulmuttalib, oğlu Abdullah ile kâhin kadının yolunu tuttu. Allah’a verdiği sözü ve olanları anlattı. Kâhin kadın, Abdulmuttalib’e kendilerinde bir insan diyetinin ne olduğunu sordu. O da on deve olduğunu söyledi.

Kâhin kadın, Abdulmuttalib’e on deve hazırlamasını, bir oka on devenin diğer oka da Abdullah’ın isminin yazılmasını istedi. “Kura develere çıkıncaya kadar çekmeye devam edin. Kura çocuğa çıktığında her defasında develere bir diyet miktarı daha ekleyin.” dedi. Ortaya konan bu çareden dolayı Abdulmuttalib çok mutlu oldu.

Abdulmuttalib Mekke’ye döndü ve istenildiği gibi kura çekmeye başladı. Ama her defasında Abdullah’ın ismi çıkıyordu. Sonunda develerin sayısı yüzü buldu. Yine kura çekildi, bu defa kura develere çıktı.

Böylece Abdullah yüz deve karşılığında kurban edilmekten kurtuldu.

Abdullah evlilik çağına geldi. Abdulmuttalib, oğlu Abdullah için Vehb’in kızı Âmine’ye talip oldu. Kısa bir süre sonra Abdulmuttalib’in oğlu Abdullah ile Vehb’in kızı Âmine evlendiler.

Abdullah bir tüccardı. Yine ticaret için gittiği Medine’de hastalığa yakalandı. Hastalığa yenik düşen Abdullah Medine’de vefat etti.

Abdullah’ın vefat haberini Mekke’de duyan eşi Âmine büyük bir hüzne kapıldı. Bu sırada mahlûkatın en eşrefi olan Hz. Muhammed (s.a.v)’e hamileydi.

Kaynak: Şair’ül İslam Yunus Kokan, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’in Hayatı, Tilki Kitap Yayınevi, s. 25-26


Yorumlar

Yorum Bulunamadı