Yazar Hakkında

mehmet şahan
İstanbul - TÜRKİYE

1957 KİLİS DOĞUMLU, EMEKLİ ÖĞRETMEN ------ÖZ BİLİYORSA SÖZÜNÜ; ------PEKİ, GÖZE NE GEREK ------GÖZ GÖRMÜYORSA ÖZÜNÜ; ------DE Kİ, SÖZE NE GEREK -------------------------------------- MEHMET ŞAHAN


Şiirlerim - Makalelerim - Hikayelerim

ÇOCUK (İNSAN) EĞİTİMİ: KIYASLAMA

SAYIN ANNE VE BABALAR;

ÇOCUĞUNUZUN GELİŞİM VE EĞİTİMİNDE

BİR ÇİFT SÖZÜM VAR DİYORSANIZ:

             Adı çocuk olsa da o bir “İNSAN.”

Öyle ise konumuza her ne kadar “çocuk gelişimi ve eğitimi” desek de “insan gelişimi ve eğitimi” olduğunu unutmamak gerekir.

            Çocuğumuzun gelişimini ve eğitimini doğru yönde yürütebilmemiz için insanın, “insana özgü” değerlerini bilmek zorundayız.

            İlk bilmemiz gereken değerlerden birincisi “insan eşref-i mahlûk” tur. Yani yaratılmışların en değerlisidir.

            İkinci bilmemiz gereken değer insan sadece et ve kemikten müteşekkil bir varlık değildir. İnsanı insan yapan asıl değer insanın ruh yapısıdır. İnsan, ruhun et ve kemiğe bürünmüş halidir.

            Üçüncü bilmemiz gereken değer ise insan konuşabilen, duyabilen, düşünebilen, hissedebilen; algılama, sorgulama, yargılama gibi mükemmel özelliklerle donatılmış komple bir varlıktır.

            İnsan her zaman iyiyi, güzeli, doğruyu, mükemmeli isteyen; kötüyü, çirkini, yanlışı, eksiklikleri istemeyen bir yapıya sahiptir.

            İşte şimdi insanın tüm bu özelliklerini göz önüne alarak “gelişimi ve eğitimi” konusunda neler yapabiliriz diye birlikte düşünelim.

13-KIYASLAMA:

 Her insan farklı ve ayrı bir değerdir. Allah-u Teâlâ yarattığı varlıkların tamamını farklı özelliklerde yaratmaktadır. Farklı yaratılıştaki amaç tamamen varlık sebebimize bağlıdır. Bu da insanların “kul” olabilmesi, kulluk görev ve sorumluluklarının yerine getirilip getirilmemesi ile alakalıdır. Bu nedenle hiçbir insan bir diğerinin aynısı değildir.

Her birey aslında mükemmel olarak yaratılmıştır. Algılayabilmesi, yargılayabilmesi, düşünebilmesi, anlayabilmesi, anlatabilmesi, duyabilmesi, görebilmesi kısacası sahip olduğu özellikleri ile insan olağanüstü bir varlıktır. Ancak her bireyin özellikleri yumurta ikizi dahi olsalar birbirinden farklıdır.

Allah-u Teâlâ’nın farklı özelliklerde yarattığı insandan biz kendimizde olan özelliğin aynısını bekleyemeyiz. Ya da başkasında gördüğümüz her şeyin bizde de aynısının olmasını isteyemeyiz. Böyle bir beklenti “yaratılış” ilkesine aykırı olur. Çünkü Allah-u Teâlâ insanı emir ve yasaklarına karşı sergileyeceği tutum ve davranışa göre değerlendirmekte, ona göre sınav yapmaktadır. Farklılığın asıl gayesi budur.

Ayrıca yine yaratılıştan gelen kişiye özgü meziyetler vardır. Bunlar kişilerin karakter ve eğilimlerinin ortaya çıkmasını da belirler. Hangi konularda ne kadar becerikli ve hangi konularda ne kadar kabiliyetli oldukları da ortaya çıkar. Dolayısı ile bireylerin farklılıklarının doğal olduğu unutulmamalı, her bireyin kendi özelliklerinin farkında olması sağlanmalıdır.

Tüm bu açıklamalar ışığında hiçbir birey bir başkasıyla asla kıyaslanmamalıdır. Zaten “Eşref-î Mahlûk” olan insana, kendi değerinin farkında olması sağlanmalıdır. Özellikle kendi çocuğumuzun kendine özgü meziyetlerinin başka hiç kimsede olmadığı vurgulanmalı, bunun Allah’ın bir hikmeti ve nimeti olduğu anlatılmalıdır. Çocuğumuzun her türlü ilgi, bilgi ve becerisi takdir edilmeli, iş ve işlemleriyle onur ve gurur duyması gerektiği hissettirilmelidir.

Kıyaslama konusunu küçük bir şiirle noktalamak istiyorum:

 

YARIŞ ATI                                                                

 

Sınıflara dolmuşuz,

Yarış atı olmuşuz.

Körpecik beynimizi,

Bilsen nasıl yormuşuz.

 

İstediğiniz nedir?

Olur mu hiç, hepsi bir?

Nerde kaldı farkımız,

Yarış, neye göredir?

 

Hem ilgi, hem yetenek,

Köreliyor giderek,

Zorlamayın, durmadan

Çalış, başar diyerek.

 

Sevmeden bu işleri,

Nasıl alsam beşleri,

Bir de takdir isterler,

Hepsi “veli” düşleri!

 

Robot muyuz, neyiz biz?

Benziyor mu, bir miyiz?

O müzisyen, ben ressam,

Eşit miyiz, hepimiz?

 

Ayrı, gayrı olmadan,

Sonra, çok geç kalmadan,

Hemen karar vermeyin,

Bir de bize sormadan.

 

Mimarım ben, ozanım,

Öğretmenim, yazarım…

Düşüncemi sorsanız,

Bürokratım, Şahan’ım.

 

MEHMET ŞAHAN

EMEKLİ ÖĞRETMEN


Yorumlar

Yorum Bulunamadı