Yazar Hakkında

Nihâl MİRDOĞAN -YÖNETİM KURUL BAŞK.-
İstanbul - TÜRKİYE
"BUGÜNDEN SONRA DİVANDA, DERGAHTA, BARGAHTA, MECLİSTE VE MEYDANDA TÜRKÇE'DEN BAŞKA DİL KULLANILMAYACAKTIR." Karamanoğlu MEHMET BEY

Şiirlerim - Makalelerim - Hikayelerim

NİYAZİ YILDIRIM GENÇOSMANOĞLU

Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu ;Milliyetçi şairlerimizdendir.Destan şâiri olarak bilinir. (Doğum. 1929, Elazığ -vefat. 21 Ağustos 1992, İstanbul) Allah rahmet eylesin,mekânı Cennet olsun.
Destan Hakkındaki Düşünceleri: "Destan, bir milletin en yüksek duygu, düşünce ve isteklerini ifade eden ve değişmez özelliği 'kahramanlık' olan eserlerdir. Bu konuda bir İngiliz şairi şöyle diyor : " Bir kahramanlık şiiri, şüphesiz ki insan ruhunun başarabileceği en büyük eserdir. "Türk destan kaynakları çok zengin olmakla beraber, Türk Destanı"nı işlemek günümüzün sanatkârı için bir vecibe olduğu kadar, milletimiz için de büyük bir ihtiyaçtır.
Geçmişle, günümüzle ve gelecekle bağlantı kurmak zorundayız. Millet olarak var olmamızın, yaşayabilmemizin ve atalarımızın Allah'tan alıp bize miras bıraktıkları büyük ülkümüzü gerçekleştirebilmemizin tek şartı budur. Destan, tek başına bir konu olmakla beraber, sanatın her dalına konu ve ilham veren derin, geniş ve gür bir kaynaktır. Ben yazmış olduğum "Kür Şad İhtilali" ve "Bozkurtların Destanı" adlı eserlerimle bunu yapmak istedim. Aynı zamanda destan, milli şuuru dinç tutan, milli dinamizmi yoğuran en büyük amillerden biridir. Milli şuur olmadan, milli hiç bir şey yapılamayacağına göre, gençlerin şuurlarına bilenmiş bir süngü parlaklığı ve keskinliği kazandırmak istedim. Destanda ibretler vardır; dünya görüşümüz vardır; acılarımız, mutluluklarımız vardır… Ben şahsen bunları yansıtmaya çalıştım..."

KÜR-ŞAD İHTİLALİ DESTANINDAN

Ben,
Bumin Kağan'ın torunu
Çuluk Kağan oğlu Kür Şad !
Otuz bile değil yaşım

Çin'de tutsaklığa dayandım on yıl
İşe yarar diye başım !!!

Kara bulutlar yığıladursun
Çin göklerine
Tanrı dağlarının karlı yamaçlarından
Derinden derine
Bozkurtlar sesleniyordu
Yürüyordu kırk yiğit Çin sarayına
Destanlar tarihi yeniden süsleniyordu

Kara bir duvar gibiydi karanlık
Karanlık göğüsleniyordu

Değişmezdi tanrı yasası,
Yeni bir hayat,
Yeni dökülecek kanlarla besleniyordu !

Karanlıktı,rüzgardı,yağmurdu...
Yay kirişleri ıslanıyordu.

Yalınkılıçtılar...
Tepeden tırnağa hınçtılar...
İçlerinde ak saçlı koca kurtlar,
Nice savaş görmüş baturlar vardı.
Bazıları delikanlı gençtiler...

Bilirlerdi niçin doğdular,
Nerde öleceklerdi...
At üstünde doğmuşlardı ;
Yerde öleceklerdi !

Atları yoktu,
İlk kez,
Yaya döğüşeceklerdi !

Isırıyordu rüzgar, kırbaçlıyordu yağmur...
Kan kokuyordu karanlığın
Kara dişlerinde ...
Kurtuluşun türküsünü uluyordu Bozkurtlar
Yay kirişlerinde

Çin ülkesinde Çinli sayısını
Bilen yoktu.
Kaç kadın ,kaç er kişi vardılar !
Kırılsalar kırk tonu doldururdular.

Genişti Çin ülkesi...
Kırk gün at tepilse mola vermeden
Bir baştan bir başa erişilmez !

Azığı, akçası, ürünü boldur
Fakat pazarlığa girişilmez !
Savaşta bir Türk'e kırk Çinli düşer
Teke tek vuruşulmaz

Tanrı da ezelden düşman yaratmış
Barışılmaz.

Bu gece yine o, sayısızca çok...
Ve ihtilalciler hepsi, kırk kişi !
Neylerse güzeldir tanrı'nın işi...
Karışılmaz !.

************

OĞUZ ATA'NIN SİTEMİ

Ey yirmi dört boy Türk, en büyük atan
Tek tanrı'nın kulu Oğuz Han benim.

Unutmuş olsan da geçmişi bugün
Damarlarındaki soylu kan benim.

Senin el, tutkusu almış usunu ...
Düşün ve unutma tende can benim.

Batı'dan gün doğmaz, yum gözlerini
Alnında parlayan yüce şan benim.

Senden bana kadar soy zincirinin
İlk altın halkası, ilk atan benim.

Şaşkına dönmezdin bilseydin beni
Devletin temeli ilk sultan benim.

Çiğnersen ölürsün, ata hakkını
Bu coşan, bu yanan, bu tüten benim.

Gök, yer, deniz, hava, tuz, ekmek, bayrak,
Bu millet, bu ordu, bu vatan... benim.

Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu


Yorumlar

Yorum Bulunamadı