Sevgili Şiir Fırtınası Dostları, Winamp aracılığıyla radyo yayınımızı dinlemek için burayı tıklayınız
Anasayfa
Edebiyat Okulu
Serbest Kürsü
Beyin Fırtınası
Yazılı Şiir Arşivi
Hikaye Arşivi
Makale Arşivi
Usta Şairler
Ustalardan Şiir
Köşe Yazarları
Köşe Yazıları
Haber ve Duyurular
Radyo İstek Hattı
Türkçe Sözlük
Osmanlıca Sözlük
Yazım Klavuzu
Site Kuralları
Yardım Hattımız
Aktif : 20  Misafir: 302
Aktif üye listesini görebilmek için üye olmanız gerekmektedir.
 Mehmet TAŞ
 Ali Karaca
 yıldızveışık
 Yabati
 Beycan
 Aybuke
 Yalniz kurt
 eyisa
 fatihmansız
 Sevda Sevgi
 
Münevver Düver (Adana - TÜRKİYE) - Mesaj Gönder
Sanata 29 yılını veren Çok Yönlü Sanatçı, Münevver Düver Kısa Öz Geçmiş Orta Asya Türkü olan Bozoklar, 24 oğuz boylarından, Yıldızhan’ın Avşar boyundan olup Orta Asya’nın hazar denizi kıyısından Horasan yolu ile Anadolu ya gelmişlerdir. Bu büyük göçte aile Kadirli, Kozan, Adana, Çukurova ya yerleşmiştir. Kalabalık bir nüfusa sahip olan ailedeki birçok kişide sanatçı ruhu vardır. Şair olan anneanne ve anne buna bir örnektir. Münevver Düver Adana'da doğdu. İlk şiirini beş yaşında yazdı. İşte o şiir: Çocuklar Var Çocuklar var tarlalarda doğan Çocuklar var taşlıklarda uyuyan Çocuklar var Çocuklar var ipek yastıklar da büyüyen Çocuklar var ana yüzü görmeyen Ve çocuklar var doğmadan ölen Uçurtmaya balona hasret kalan Sonraki yıllarda da şiirle ilgisini kesmedi. Yazmaya devam etti. Şiirlerinde Vatan, bayarak, şehit, ana, özgürlük, sevgi, barış, dostluk, Türk dünyası, memleket konularına yer verdi. Görevi nedeniyle birçok kenti dolaştıktan sonra tekrar Adanaya döndü. 10 yıla yakın Kültür Bakanlığına bağlı personel olarak çalıştı. Bu görevden ayrıldıktan sonra gazeteciliğe başladı. Adana'da yayımlanan Zirve gazetesinde Şiir Sayfası editörlüğü ve Yayın Kurulu Üyeliği yaptı. Ayrıca Adana'da haftalık yayımlanan Türkay Haber Gazetesi'nin sanat editörlüğünü yapmakta ve aynı gazetede 'Sanat Penceresi' başlığı altında kültür, sanat ve edebiyat yazıları yayınlanmaktadır. Şu günlerde CanByMix Müzik – Sinema Yapımı Genel koordinatörlüğünü yürütüyor. Bu güne dek konuları Şiir, Araştırma, Tiyatro Oyunu ve Anı olan 25 kitap yayımladı. Doğa ve İnsan konulu 180 fotoğraf ile 8 yerde kişisel sergi açtı ve birçok karma sergilere katıldı. Eserleri birçok gazete, dergi TV ve Radyolarda yurtiçi ve yurtdışında yayımlandı. Türkiye'nin değişik yörelerindeki gazete ve dergiler ile internet gazete ve dergilerinde de yazıları yayınlanmaktadır. TÜRK DÜNYASI ile İlgili çalışmaları devam etmektedir. Yazıları Arapça, Farca, Türkmence, Azeri Türkçesi, Türkmenistan Türkçesi, Kırgızistan Türkçesi, Kazakistan, Özbekistan, Rusça, İngilizce, Almanca dillerine çevrilerek o ülkelerce de değerlendirildi. Bu bağlamda, çok değişik kurum, kuruluşlardan sayısını bilemediği kadar çok plaket ve ödül aldı. Şiir ve yazıları birçok şiir antolojilerinde yer aldı. Kimi antoloji kitaplarında yayın kurulu görevini üstlendi. 49 şiiri bestelendi. 2011 yılında Sözleri Münevver Düvere, müziği Nezir kaya’ya ait olan TÜRKİYE’m isimli bir Müzik Albümü çıktı. İki şarkı klibinde, bir kısa filimde yer aldı. 2010 yılının en iyi Şairi, Çukurova 2. Altın TURAÇ ödülünü aldı. 2005 Zirve Gazetesi Kültür Sanat Edebiyat başarı ödülüne laik görüldü 2008 Haber Türkay Gazetesi Kültür, Sanat, Edebiyat çalışmaları Üstün hizmet ödülüne laik görüldü. Hikmet Okuyar Türkiye Sevdası Projesinde Türk şiirini ve şiir ile il ve ilçelerimizin tanıtılmasında 2007 Türkiye birinciliği aldı. Güzel kadirli Şiiri ile KÜLTÜR SANAT, EDEBİYAT ödülü aldı. 13. Hikmet Okuyar 2010 Şiire Üstün Hizmet Ödülü aldı. Türklük temalı şiir yarışmasında HÜSEYİN NİHAL ADSIZ Şiiri ile ödüle layık görüldü. İstanbul Şiir Akademisinin, 2010 yılında Bahtiyar Vahapzade adına düzenlediği şiir yarışmasında “Bahtiyar Vahapzade Anısına” adlı şiiri, beğeniye seçilenlerin yayımlandığı kitaba alınmıştır. İstanbul Şiir Akademisinin, 2011 yılında 2. Cengiz Aytmatov adına düzenlediği şiir yarışmasında “Cengiz Aytmatov Anısına” adlı şiiri, beğeniye seçilenlerin yayımlandığı kitaba alınmıştır. Yayın hayatını Ankara da sürdüren Haber 2000 gazetesinin Ak deniz temsilciliğini sürdürmektedir. Niğde Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğrencisi Betül Uçak tarafından tez konusu olsu Çekimleri devam eden Adana Belgeselinin senaryosu Kendisine ait olup Genel koordinatörlüğünü sürdürmektedir. Birçok Derneklerde aktif olarak görev aldı ve devam ediyor, Çukurova Oğuz Boyları, Avşarlar ve Emekliler derneklerinde yönetimdeki görevleri devam etmektedir. Çukurova güzel şiir okuma yarışmasının projesinde yer aldı ve Genel koordinatörlülüğünü yaptı. Münevver Düver Sanat HABER adlı internet gazetesinde Saygın Köşe yazarları ile TÜRK Dünyası haberlerinin yanı sıra, kendi şiir, roman ve tiyatro oyunlarını ve kimi sanatçıların eserlerini yayınlayarak, edebiyat dünyasına hizmet etmektedir. Sanata 29 yılını vererek Türk dünyası ile ilgili çalışmaları sürüyor, son çalışmaları Yedi Devlet bir Millet, Özerk Tür Cumhuriyetleri, Türk Yıldızları Kitap çalışma hazırlıkları vardır. 2012- iki önemli ödüle aday gösterilmiştir. Avrupa Edebiyat Ödülü ve Avrupa Liyakat Nişanına oy birliği ile aday gösterilmiştir. Aria Kunste Der Berliner Akademie Ödül Konseyi Başkanlığı tarafından, Almanya ve diğer ülkeler arasındaki Sanatsal, akademik ve bilimsel iş birliğinin kurulmasına ve gelişmesine katkıda bulunmak amacı ile yılda bir kişiye verilmesi öngörülen 2012 yılı “Europa Literatur Große Award” (Avrupa Edebiyat Ödülü) ve “Europa Verdients Engagemet Award” (Avrupa Liyakat Nişanı) na aday adaylığı oy çoğunluğu ile onaylanarak, adaylık oylama sürecinde yer alması konsey kararı ile kabul edilmiştir. 2012 Münevver Düver’in Eserleri: 1- Sevginin Bedeli Olmaz (Şiir) 2003-İkinci baskı-2005 2- Dağ Ardı Duyamıyorum (Şiir) 2005 3- Yalgın (Şiir) -2005 4- Sırça Yürek (Şiir)2005 5- Güzeller Kervanı Gönülden Geçer (Şiir) 2005 6- Bombalarımıza Sponsor Arıyoruz (Tiyatro Oyunu) -2006 7-Adı Zenginliğinde Gizli Adana (Araştırma İnceleme) -2009 8-Avrasya’da Runik Yazı(Araştırma İnceleme) -2009 9-Bir Milletin yok ediliş Fermanı Çeçenistan (Araştırma İnceleme) -2009 10-Ey Türk Gençliği (Araştırma İnceleme) -2009 11-Horasan Türkleri (Araştırma İnceleme) -2009 12-Eski Türk İnancı Şamanizm (Araştırma İnceleme) -2009 13-Şehit Sinan Eroğlu (Anı) -2009 14-İslamiyet Öncesi ve sonrası Türk Destanları (Araştırma İnceleme) -2009 15-Türkiye’de Yaşayan Azınlıklar (Araştırma İnceleme) -2009 16-Kıl çadırdan İmparatorluğa Osmanlılar (Araştırma İnceleme) -2009 17-Batı Trakya Türkleri (Araştırma İnceleme) -2009 18-Hıristiyan Türk Boyu Gagauzlar (Araştırma İnceleme) -2009 19-Mehmedim’e (Şiir) -2009 20-Anneye Özlem (Şiir) -2009 21-Sevgi Barış Dostluk (Şiir) -2009 22-Anne Sevgisi Sönmeyen Bir Alev (Şiir)-2010 23-Güzel Mevlana (Araştırma İnceleme) -2010 24-Yansıma (Anı) -2010 25-“Türkiyem” Müzik ve Şiir Albümü 2011 Münevver Düver’in Üyesi Olduğu Dernekler: 1-ÇED (Çukurova Edebiyatçılar Derneği) ADANA 2-Çukurova Güzel Sanatlar Derneği-ADANA 3-Avşarlar Derneği(Eğitim, Kültür ve Dayanışma) ADANA, (Yönetimde ) 4-ASEM (Alternatif Sanatsever, Edebiyatçı, Halk Ozanı ve Müzisyenler Derneği) ANKARA, 5-İLESAM (İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği) ANKARA 6-FSK Fotoğraf sanatı federasyonu ANKARA 7-Türkiye Yardım Sevenler Derneği KADİRLİ Şubesi, 8-Terör Mağdurları Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği KADİRLİ Şubesi, 9-ADAŞAT Grubu Kurucu ve Başkanı (Adanalı Şairler Şiir Yorumcuları ve Âşıklar topluluğu) 10-Çukurova Oğuz Boyları Derneği ( Sosyal Yardımlaşma, Dayanışma, Gençlik Spor Kulübü ve Kültür, Sanat ) ADANA (Yönetimde ) 11-Önce Adana Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği- ADANA 12-Birleşik Emekliler il Temsilciliği Derneği-ADANA (Yönetimde ) 13-Çukurova Münevverce Müzik ve Şiir Grubu Kurucu ve Başkanı –ADANA 14- Adana TÜRK Ocağı – ADANA 01.01.2012- ADANA Münevver DÜVER Araştırmacı, Yazar, Gazeteci, Şair ve Fotoğraf Sanatçısı
Şiirlerim - Şiir Çözümlemelerim - Makalelerim - Hikayelerim
Kütüphaneme Eklediğim Diğer Şiirleri Görmek için buraya tıklayabilirsiniz

5 OCAK ADANA’NIN KURTULUŞU
Eklenme : 21.12.2010 Okunma: 3787

Şiir Adresi: http://www.siirfirtinasi.net/showpage.asp?kind=1&no=14477&owner=762

 

5 OCAK ADANA’NIN KURTULUŞU

Yirmi kasım dokuz yüz on dokuzda
Fransız yurdumuzu etti talan
Halkı yeşiloba meydanlarında
Süngülediler, buydu bize kalan

Sömürge zoruyla mallar çalındı
Bağlar, araziler, evler alındı
Esirler perişan ayak yalındı
İnsanlığımızı zulümdü alan

Kuvva-yi Milliye dağları yardı
Kozan cephesinde çevreyi sardı
Otuz ekim dokuz yüz yirmi birde
Bouillon’du vekille anlaşma salan

Devlet Adana kapısını çaldı
Fransız anlaşamaya sadık kaldı
Türk askeri beş ocakta teslim aldı
Yaşananlar sanki koca bir yalan

Münevver Düver
21.12.2010-Adana

Adana’nın Kurtuluşu

Birinci Dünya savaşının ortalarında 16 Mayıs 1916'da Fransa hükümeti adına Bakan George Picot (Corc Piko) ile İngiltere'nin temsilcisi Avam Kamarası üyelerinden Albay Mark Sayks arasında Yakın ve Orta Doğu için bir taksim anlaşmasına varılmıştır. Buna göre Fransızlar, İngilizler lehine Filistin'den vazgeçecekler, buna karşılık Musul Petrollerine ve Ergani bakır madenleriyle Kilikya pamuklarına sahip olacaklardı. 20 Kasım 1919'da İngilizler Çukurova'dan çekildiler, yerlerini Fransızlara bıraktılar.Fransız sömürge yönetimi, Ermeni fedai ve kamavorlarını maşa olarak kullanmak suretiyle yerli halka ağır işkence yaptı.

Daha önce tehcire (zorunlu göç) tabi tutulan Ermeniler, eski köy ve kasabalarına geri döndüler. Sancaklarda ve Vilayet merkezlerinde Tesviye-i Mesalih Komisyonları kuruldu. Bu özel komisyonlar, iki yalancı şahit bulunduğu takdirdetalep edilen evin, arsanın, bağın Ermenilere verilmesine karar veriyordu. Temyizi mümkün olmayan bu kararları, Fransız sömürge yönetimi cebren uyguluyordu. Yönetime karşı gelenler kurşuna diziliyordu. Kurşuna dizilenlerin cesetleri de Kozan'daki fırınlarda yakılıyordu.

İntikam Alayı adı verilen Fransız üniformalı Ermeni kamavorlar, karanlıkta yakaladıkları Türk'leri öldürüyor ve cesetlerini orta yerde bırakıyorlardı. 10 Ocak 1919'da Abdo Ağa'nın çitliğini bastılar, Yeşiloba'da 14 işçiyi şehit ettiler. Bir ay sonra Türk'lerin dükkanlarını yağmaladılar. Vanlı Ahmet Ağa'yı evinde süngülediler.

Türk halkı kan ağlıyordu. Şehri boşaltmaya ve Toroslara kaçmaya başladı. Halk arasında kaçkaç adı verilen bir kaçış esnasında Ermeniler Türk'leri Yeşilobada kamadan geçirerek katlettiler. Mustafa Kemal Paşa, bu soykırıma çok sert tepki gösterdi. Zamanın Fransız Kumandanı General Gauraud nezdinde olayı protesto etti. Olaydan Fransız sömürge yönetiminin sorumlu olduğunu vurguladı. Sömürgecilerin bu onur kırıcı davranışlarına Türk insanı boyun eğemezdi. Teşkilatlanmak zorundaydı. Çukurovadaki milli mücadele kararı teşkilatlanma sonucu Sivas'ta verilmiştir. Ali Fuat Cebesoy'un hazırladığı savaş stratejisi Sivas'ta tartışılarak kabul edilmiştir.

Doğu Kilikya Kuva-yi Milliye Komutanlığı Osman Tufan'a Batı Kilikya Kuva-yi Milliye Komutanlığı Sinan Tekelioğlu'na verilmiştir. İkisi de efsanevi bir isim bırakmışlardır.

Yeni Adana Gazetesi'nden söz etmeden geçemeyeceğim. İşgal sırasında Ahmet Remzi Yüreğir Adana'da Kuva-yi Milliyeyi destekleyen Adana adlı bir gazete çıkartıyordu. Sömürge yönetimi matbaayı basarak gazeteyi kapattı. Ahmet Remzi bey Valilikten izin alarak Yeni Adana Gazetesini çıkarmaya başlardı. Fransızlar matbaayı yine bastılar, işçileri tutukladılar.

Ahmet Remzi bey matbaayı Karaisalı'ya, daha sonra Pozantı'ya taşıdı. Bir vagon içerisinde gazeteyi çıkardı. Ancak 300-500 tane basabilen gazete, hayvan sırtında köylere, kasabalara gönderiliyordu. Hala yayın hayatına devam eden bu gazetenin ebediyetlere kadar yaşamasını diliyorum.

Toros tünelleri Fransız'ların kontrolündeydi. Türk miliskuvvetleri Belemedik tren istasyonunu basarak buradaki Fransız Hastanesini zaptettiler. Pozantı'daki Fransız Komutanı Binbaşı Menil, Gülek Boğazı'nın dışında Mersin'e ulaşacak bir yol arayışındaydı. Tekir'e geldiklerinde rastladıkları Kumcu Veli ve köylü kadından kendilerine mihmandarlık yapmalarını istedi. Veli ve kadın Menil taburunu her iki tarafı dik ve yalçın kayalık olan Karboğazın içine soktu.Zaten Türk milisleri uzaktan Menil taburunu izliyordu. Burada 44 köylü kahramanca dövüşerek Menil taburunu teslim almıştır. Mustafa Kemal Paşa Çukurova halkının bu meziyetlerinden emin olduğu için onlara güvenmiş ve milli mücadeleye başlama kararını Adana'da almıştı. "Bir Türk Dünyaya Bedeldir" derken belki de Gülekli 44 kahramanı düşünmüştü.

Kar Boğazı'nda Menil taburunun 44 köylüye teslim olması büyük bir kahramanlık örneği idi. Mustafa Kemal Paşa, yanında Fevzi Çakmak Ankara, Kayseri ve Sivas heyetleri olduğu halde, B.M. Meclisi adına cepheyi teftiş etmek üzere Konya üzerinden özel bir trenle Pozantı'ya 5 Ağustos 1920'de geldi. Bütün cephe komutanları gelmişlerdi. Cepheler hakkında geniş bilgi verildi. Sonra Adana7lılara hitaben veciz bir konuşma yaptı. Konuşmasında niçin Adana'lılara bu kadar güvendiğini şimdi daha iyi anlamış olduğunu ifade ediyordu.


Kuva-yi Milliye’nin Fransızları Çukurova'dan atacağından emindi. Her türlü askeri desteği vaad ediyordu. 41.Tümenin Pozantı'da oluşturulmasına karar verildi. Adanalıların istediği cephane ve topu vermeyi kabul etti. Daha sonra Pozantı'nın bir liva haline getirilmesini talep ettiler. Liva, Vilayet ile kaza arasında bir merkezdi. Ancak Mustafa Kemal, daha ileri giderek Adana Vilayetinin Pozantı'da kurulmasını teklif etti. Kongrenin ikinci gününde kendisinin başkanlığında Vali ve diğer yöneticilerin seçimi yapıldı. Valiliğe İsmail Sefa Bey bu görevi geçici bir süre için kabul edebileceğini söyledi. Çünkü kısa bir zaman sonra mebus olarak B.M.M.'ne gidecekti. İsmail Sefa Bey ayrıldığı zaman yerine hem Vali hem de 41.Tümen Komutanı Nuri Conker getirildi. Nuri Conker'in Valiliği de uzun sürmedi. Yerine Serficeli Hilmi Bey Vali olarak tayin edildi. Belediye Başkanı Mektupçu, Defterdar, Kadı ve diğer bütün yönetim kadrosunun seçimi yapıldı. Akşam Mustafa Kemal Paşa Ankara'ya döndü. Sağlık Müdürü, Marif Müdürü, Ziraat ve Orman Müdürü, Tapucu, Jandarma Kumandanı, Polis Müdürlerinin de atamaları yapıldı.

Dıblanzade Mehmet Fuat Efendi Belediye Başkanı, Ahmet Remzi Yüreğir ve Kethüdazade İbrahim, Karadayı İsmail ve Savatlı Halil Ağa ve Haydarzade Ali Efendiler encümen üyesi seçildiler. Böylece Adana Vilayet Teşkilatı Pozantı'da kurulmuştu.

Milli kuvvetlerle yaptığı savaşlarda uçaklarıyla hava desteği sağlayan ve sivil hedefleri de bombalayan Fransa, büyük kayıplar veriyor. Artık Çukurova'da kalmaya gözü kesmiyordu. Bataklığa saptandığını gören Fransız kamuoyu, Çukurova'yı terketmenin uygun olacağı tezini benimsiyordu.

Sakarya Harbinden sonra 30 Ekim 1921'de Franklin Bouillon ile Türk Hariciye Vekili Yusuf Kemal Tengirşen arasında Ankara Anlaşması imzalanarak, Fransızlar, Çukurova ve Antep'i boşaltmayı kabul ettiler. Müdafa-yı Hukuk Cemiyeti adına İbrahim Kethüda, Belediye Başkanı Mehmet Fuat ve Yeni Adana Gazetesi Sahibi Ahmet Remzi'nin dahil olduğu heyet, 1 Aralık 1921'de Adana'nın yönetimini Türk Devleti adına teslim aldı.

Ankara Anlaşması Fransız'ların bölgeyi iki ay içerisinde tahliye etmesini hükme bağlamıştı. Bu hüküm uyarınca 20 Aralık 1921'de Adana, Türk askeri tarafından teslim alındı. Ancak Fransızların isteği üzerine bölgenin tamamının tahliyesi 5 Ocak 1922 terihine kadar uzatıldı. Bu tarih Adana'nın kurtuluşu günü olarak kabul edildi.


Yorumlar (2)


Alaaddin Uygun

21.04.2011 13:57:17

adana ya selam dizelere alkış



Nihat GÜLLE
ARAMIZA HOŞGELDİNİZ
21.12.2010 22:36:01

GÜNEYİN KIZI MÜNEVVER HANIM ARAMIZA HOŞGELDİNİZ SEFALAR GETİRDİNİZ GÜZEL BİR SÜPRİZ OLDU ADANANIN KURTULUŞ GÜNÜ HAYIRLI OLSUN SELAM VE SEVGİLERİMLE


 K. Adı
 Şifre
Üye olmak için tıklayınız
Şifremi Unuttum
saat
CANLIYAYINSAAT.jpg mir.gif  






































BAŞBAKAN ERDOĞANA YARGITAYI ŞİKÂYET ETTİ!.
OZAN MİZANİ /DERYA'DAN DAMLAYA ŞİİR KİTABI
Reklâm Yazarı Şair Hasan Sancak'tan Şok İddia ...
Necdet SEVİNÇ Hocamınızın vefatının 1.yılı
Üye olmadan mesaj panosunu görüntüleyemezsiniz