Yazar Hakkında

Abdullah Bedeloğlu
Öğretmen, yazar, şair Kamu Yönetimi Bilim Uzmanı Kitapları Türk Devriminin Yorumu ve Çağdaşlaşma Halifelik Tarihi ve Doktrinleri Yerel Basın Yazılarım Antolojilere kayıtlı 200 şiir

Şiirlerim - Makalelerim - Hikayelerim

Hz Muhammet (SAV) ve Hz Aişe evliliği; Çocuklarla Evlenilir mi?

Hz Muhammet (SAV) ve Hz Aişe evliliği; Çocuklarla Evlenilir mi?

Müslümanlara kız alıp verme yasaklanmıştı. MS 617-MS 619 Hz Muhammed’in peygamberliğinin 7.senesinden 10. Senesine kadar sürdü. Kız çocuklarının hayatta kalmaları daha doğduklarında beşik kertmesi denilen usulle oluyor. Talibi çıkmayan kızlar köle ve fahişe gözüyle bakılıyordu. Bu da ana-baba(ebeveyn) için utanç verici aşağılayıcı bir durumdu. Bu utançtan ve kızının orta malı olmasını istemeyen veli kızını diri diri toprağa gömüyordu. Kızların evlenme çağı aybaşı olmasından itibaren başlamış sayılıyordu. Kadınların ortalama ömrü de 20 yaş civarıydı.

Toplumdaki aristokrat ve burjuva denilen kişiler bu usulü töre olarak uyguluyordu. Sadece Arabistan değil dünyadaki uygulama da bu yönde idi. Uzun ömür sürebilenlerde bu belirtilen sınıf içinde yer alıyordu. Ortalama erkek ömrü de 40 yaş civarıydı. Bebek ölümleri de çok yüksekti. Neredeyse her doğan çocuğun yarısı ölüyordu. Zenginler çocuklarını yaşatmak için sütanne usulünü uyguluyordu.

Hz Aişe, Peygamberimizin kızları da bu usullerle beşik kertmesi ile nişanlanmıştı. Müşriklerin boykot uygulaması ile nişanları bu sürede atıldı. Hz. Hatice (ra), Peygamberliğin 10. yılının Ramazan ayında vefat etti. Altmış-beş yaşındaydı. Hucûn denen mevkide defnedildi. Hz. Peygamber onun kabrine bizzat indi. O dönemde cenaze namazı farz kılınmadığı için bilinmiyordu.

Peygamberimizin Hz Aişe ile 9 -10 yaşında evlenmesi hususunda ihtilaflar vardır. Hz Aişe’nin 17 yaşında evlendiği de ileri sürülmektedir. Fakat peygamberimiz dahil sahabenin İslam’dan sonra bile kızlarını 9-10 yaşında evlendirdiği sabittir. Hicretten önce beşik kertmesi şeklinde bu evlilik oluşmuştu. Cenabı Allah tarafından nikâhları da kıyılmıştı. Buna rağmen zifaf olayı gerçekleşmemiştir. Hicretten 2 yıl kadar sonra gerdek olayı gerçekleşmişti. Yaklaşık 4 yıllık bekleme süresi olmuştur.

Hz Aişe’nin doğum tarihi MS 612 ölüm tarihi MS 678 Hiç çocuğu olmamıştır.

Hz. Fatima MS 615 yılında doğmuş MS 632 yılında ölmüştür. Hz Hasan’ı 10 yaşında dünyaya getirmiş, anne olmuştur. Hz Hasan’ın doğum tarihi MS 625 idi.

Hz Muhammed göre reşit olma yani çocukluktan kurtulma yaşını mezhep liderleri Kuran ve hadislere evrensel değerlere peygamberimizin farzdan çocukları yükümlü kılma yaşına ve peygamberimizin çocukları kaç yaşında cezai sorumluluk yüklediğine bakarak rüşt (reşit) olma yaşını tespit etmeye çalışmışlardır. İmam Ebu Hanefi’ye göre erkekler 18, kızlar 17 yaşında rüşte erer. Diğer âlimler kız erkek ayrımı yok her ikisi de 15 yaşında rüşte erer demiştir. Rüştü tespit ederken kadınlarda adet, erkeklerde boşalma olması ve 32 dişini tamamlamış olması gibi biyolojik etmenler Peygamber, sahabe ve tabiin(sahabeyi görenler) içtihatında göz önüne alınmıştır. Küçük yaşta insan gelişimini tamamlamadan olan çocukların zayıf, kısa boylu olacağı hususunda inanç vardı. Güçlü çocuklara sahip olmak için rüştünü tamamladıktan sonra doğum yapmanın gerekliğine inanılıyordu. Yine çocuk ölümlerinin önüne geçmek için birden fazla sütanne tavsiye edilmiştir. Bu yolla çocukların bağışıklık sisteminin güçlü olacağına, çocuk ölümlerinin azalacağına inanılırdı. Bizzat Hz Muhammed ve torunları Hz. Hasan ve Hz Hüseyin sütanneden süt içmişlerdi.

Bugün ülkemizde modern ülkelerde geçerli medeni kanun İmam Ebu Hanefi’nin içtihadına Hz Muhammed’in öğretisine uygundur.

Çocukların rüşte ermeden evlenmesine karşı çıkanlar Hz Muhammed öğretisini savunmaktadır. Karşı çıkanlarda Müslümanlarla evlenme yasağı nedeniyle nişanı atılmış. Bu yüzden töreye göre kötü kadın olmaya terkedilmiş bu yüzden diri diri gömülen kızların kaderine mahkûm edilen insanın kurtulması olayını eşi ölmüş Hz Muhammed’in kurtarıcı olması muteber ve değerli bulmamak vicdansızlıktır. Ortalama kadın ömrünün neredeyse 20 olduğu yıllarda o yaşta evliliği kimse yersiz bulmamıştır.

Günümüzde yersiz bulunması Hz Muhammed öğretisine aykırı değildir. Güçlü nesil yetişmesi için gereklidir. Mubah, müstehap, vacip, farz olarak âlimler işleri derecelendirmiştir. Peygamberimizin tek bekar hanımla evliliği Hz Aişe’dir. Diğerleri dul kadınlardır. Hz Hatice, Hz Muhammed’e veliyullah olmuştur. Hz Muhammed de Hz Aişe’ye veliyullah olmuştur. Hz Aişe en çok hadis rivayet eden 3.kişi olmuştur. Peygamberimize en çok hizmeti Hz Aişe ve Hz Fatima yapmıştır. Allah onlardan razı olsun. Allah onları da bizden razı etsin,

Şimdi İslam’a ve peygambere göre mubah durumda olan çocukla evlilik topluma göre töre olmuş. Hayati olmuş. Cenabı Allah’ın özel izniyle ve emriyle peygamber mubah konuda evlilik ifa etmiştir.

Çocukla evlilik olur mu? Özel şartlarda olur. Çocuk için hayati derecede hayırlı olacaksa peygamberimiz gibi belli bir olgunluğa ermesini beklerse olur. Peygamberimiz yaklaşık 4 yıl gerdeğe girmedi. Dünyada hala ortalama yaşam süresinin 36 yıl olduğu ülkelerin bulunduğu unutulmamalı. Türkiye’de öksüz ve yetimleri maaşa bağlamışsa gereksiz. Maaşı ve sosyal güvencesi olmayanların evlenmeleri mubahlıktan çıkıp müstehap olabilir.

Birden fazla evlilik yasaklanabilir mi?

Hz Muhammed damadı Hz Ali’nin Hz Fatima’dan başkası ile evlenmesini yasaklamış.

Hz. Ali Efendimiz (ra)'in Hz. Fatıma Annemiz Üzerine Evlenmek İstemesi:

Peygamber Efendimiz (asm) birden fazla evliliğe karşı çıkmamış, ancak baba ve veli olarak kızı hakkında görüşünü beyan etmiştir. Peygamberimiz, kızı Hz.Fatıma'nın üzerine kocası Hz.Ali'nin ikinci bir kadınla evlenmek istemesine karşı çıkmıştır. Peygamberimiz (asm)'in terbiyesinde büyüyen Hz.Fatıma'nın, kocasının ikinci evliliğine karşı çıkması caiz olmasaydı Allah Resulü onu ikaz eder, kocasının arzusuna boyun eğmesini emrederdi. Halbuki durum öyle olmamış, bilakis kızının üzüldüğünü gören Allah Resulü (asm), damadı Hz.Ali'nin bu arzusundan vazgeçmesini istemiş, eğer vazgeçmezse ancak Fatıma'yı boşadıktan sonra evlenebileceğini bildirmiştir. Hz.Ali'nin Fatıma'nın üzerine evlenip onu üzmesine razı olmamıştır.

Allah Resulü'nün bu davranışında, Müslüman kız ve babalarının, damadın ikinci evliliğine karşı çıkabilecekleri ya da kızlarını boşadıktan sonra evlenmeleri hususunda ruhsat vardır denilebilir.

Abdullah Bedeloğlu