Yazar Hakkında

Yusuf Bilge
Isparta Yalvaç doğumlu. A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi B.Y.Y.O.'ndan 1975'de mezun oldu. Başbakanlık Personel Dairesi'nde kontrolör olarak çalıştı. Toprak Tarım Reformu Müsteşarlığı Urfa ve Konya birimlerinde Araştırma-Eğitim Uzmanlığı yaptı. İ.Ü. İktisat Fakültesi'nde Sosyal Yapı ve Sosyal Değişme üzerine Yüksek Lisans eğitimi aldı. Balkanlardan Türk Göçleri ve Göç Sosyolojisi konulu tezini hazırladı. Evli ve dört çocuk babası. Şiiri fazlalıklarından arınmış, en üst sanat olarak kabul eder. Ona göre şiir sanatların sanatıdır ve kalıcı olanın peşine düşmelidir. Edebî anlayışı Yahya Kemal çizgisinde 'kökü mâzide olan âtiyiz' özdeyişine yatkındır. Türk Edebiyatı'nı bütün dönemleri ve anlatım biçimleriyle kesintisiz bir süreç olarak kabullenir ve sever. Şiirleri ve yazıları, 1968 den günümüze çeşitli dergilerde yer almıştır. Sıla Boyutu ve Uyan Türk Destanı başlıklı iki şiir kitabı Bilge-Oğuz Yayınevi tarafından yayınlandı...

Şiirlerim - Makalelerim - Hikayelerim

İSTANBUL'UN ÖN TÜRKÇE ADI UÇ-OĞ-BOLUĞ İDİ

Görüntünün olası içeriği: açık hava

 

 

O DÖNEMDE İSTANBUL'UN ÖN TÜRKÇE ADI UÇ-OĞ-BOLUĞ İDİ

Beşiktaş’taki metro kazısında tarihi değiştirecek bir keşif yapıldı. Eski Türk ve Altay kültürüne ait 3 bin 500 yıllık kurgan tipi 35 mezar bulundu. Keşif bilim dünyasını heyecanlandırdı.

Beşiktaş’ta Barbaros Bulvarı’nın hemen yanında süren metro istasyon inşaatında çıkan buluntular İstanbul tarihini değiştirecek bilgileri gün ışığına çıkardı. Hürriyet gazetesinden Ömer Erbil’in haberine göre, metro kazısında şu anda yaklaşık 3 bin 500 yıllık, İstanbul’un en eski mezarlığı kazılıyor. Şimdiye kadar 35 mezar tespit edildi. Kuzey Karadeniz step kültürüne yani eski Türk ve Altay kültürüne ait kurgan tipi mezarlığın ortaya çıkması bilim dünyasını da heyecanlandırdı.

Beşiktaş’taki arkeolojik kazı sonuçları Türklerin Anadolu’ya girişini 1071 Malazgirt Savaşı’na bağlayan geleneksel tarih bilgisini de sorgulama noktasına getirdi. Şu anki mevcut bulgular ışığında tarihlemenin son tunç çağı ile demir çağının başlangıcı (MÖ 1200 – 1500) olduğu düşünülüyor.

17-10/26/59f0ea342269a21d387cbbc8.jpg
Fotoğraf: Hürriyet-Doğan Can Cesur

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın özel izni ile İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü Zeynep Kızıltan eşliğinde Beşiktaş’taki kazı alanına girdik. Alanda çok sayıda işçi ve arkeolog görev yapıyor. Kazı alanının ilk bakışta onlarca dairesel planlı taş yığınlarından oluştuğu görülüyor. Kızıltan, buranın İstanbul’un bilinen en eski mezarlığı olduğunu anlatıyor. Dairesel planlı taş yığınlarının Kuzey Karadeniz step yani eski Türk ve Altay kültürlerine ait ölü gömme âdeti olan ‘kurgan’ tipi mezarlar olduğu belirtiliyor. Arkeologlar bu mezarların etnik olarak kimlere ait olabileceğini bu noktada söylemelerinin zor olduğunu ifade etseler de Türklerin 10. yüzyıla kadar kurgan mezar âdetini devam ettirdikleri bilimsel kaynaklardan anlaşılıyor. Mezar iskeletleri üzerinde antropologların çalışmaları neticesinde ortaya çıkacak analiz sonuçları bu mezarlıkta yatan en eski İstanbulluların kökenlerini tam olarak öğrenmemizi sağlayacak. Orta Asya ve step kültürü ile ilgili bilimsel kaynaklar erken tunç (MÖ 3000) dönemlerinde görülen kurgan tipi ölü gömme âdetinin Oğuzlar, Hunlar, Göktürkler gibi önemli Türk boyları tarafından kullanıldığını gösteriyor.

Kavimler Göçü’nden önce tunç çağı döneminde de steplerden bir göç dalgası olduğu Balkanlar’daki kurgan mezar tiplerinden de biliniyordu. Beşiktaş’taki buluntuların da bu göç dalgasının sonucu olduğu ve o dönemki tatlı su kenarına yerleştikleri sanılıyor. Bugüne kadar İstanbul’da ilk kurgan mezar Silivri’de yine İstanbul Arkeoloji Müzesi kazılarında ortaya çıkarılmıştı. Şimdi Beşiktaş’taki kurgan mezarlık ile Silivri’deki mezar arasında nasıl bir ilgi olduğu araştırılacak. Bugüne kadar 35 kurgan tipi mezar Beşiktaş’ta tespit edildi. Bazı mezarlarda urne tipi kaplar içinde yakılmış kemikler bulundu. Kremasyon yani yakılarak gömülen kemiklerin renginden 700-800 derece sıcaklıkta yakıldıkları tahmin ediliyor. Ayrıca kurganların içine hoker pozisyonunda (ana rahmindeki duruş) gömülen yetişkinlerin de olduğu tespit edildi. Her iki gömü şeklinin de Kuzey Karadeniz step kültüründe var olduğu biliniyor.

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü Zeynep Kızıltan: “Kurgan tipi bir mezarlık alanında çalışıyoruz. Burada iki tür gömü var: Bir, yakılarak kremasyon gömüler, bir de normal yarı hoker veya tam hoker pozisyonunda yakılmadan yapılan gömü türü var. Kremasyon gömülerimiz çok daha yüksek sayıda. Ceset yakıldıktan sonra kalan kemikler ve küller toplanarak böyle gördüğünüz gibi belli aralıklarla gömülüyor. Daha sonra üstü taşlarla çevrilerek kapatılıyor. Kurgan tipi gömü özellikle Orta Asya step kültüründen Karadeniz’in kuzeyinden bizim Trakya bölgemize gelen bir ölü gömme geleneği. Şu anki malzemelerimizin karşılaştırılması sonucu erken demir ya da ilk demir çağı diyebileceğimiz döneme ait. Yaklaşık MÖ 1100-1200’ler olarak düşünüyoruz. Ancak sonuçları karbon 14 analizleri ya da DNA testleri kesinleştirecektir.”


YAZARA AİT YAZILAR

Yazı Başlığı Tarih Okunma
İSTANBUL'UN ÖN TÜRKÇE ADI UÇ-OĞ-BOLUĞ İDİ 2017-10-27 03:13:11 660
YÜZYIL ÖNCESİNDE YALVAÇ 2016-11-15 21:11:29 973
"ANADOLU 10000 YILLIK TÜRK YURDUDUR" 2016-06-10 01:29:01 188
DESTANSI KUT ZAFERİMİZİN 100. YILI ANISINA 2016-04-30 15:57:59 653
ISPARTA'NIN YALVAÇ YÖRESİ EN AZ 15 BİN YILLIK TÜRK YURDU ÇIKTI 2016-01-11 18:14:20 876
EY TÜRK ÖĞÜN, GÜVEN, ÇALIŞ !.. 2016-01-06 15:40:04 477
ŞAİR SADETTİN KAPLAN'A SAYGI 01.05.2015 1053
TÜRKMÂN YÖRÜKÂNI 07.09.2013 13
FUZULÎ RİND-İ ŞEYDÂDUR 11.02.2012 17
DOĞAL GRİP AŞISI 16.10.2011 1253
CENGİZ DAĞCI'yı UĞURLARKEN 24.09.2011 1226
ŞAİR ADAYLARINA TAVSİYE 23.09.2011 983