Yazar Hakkında

Prof.Dr.Nurullah Çetin

Şiirlerim - Makalelerim - Hikayelerim

Atatürk'e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği

* Atatürk, Sevr’le küçültülen Türkiye’yi Lozan’la büyütmüştü. Şimdi Emperyalist Batı, yerli taşeronları vasıtasıyla Sevr’i yeni şartlarda uygulamaya koyup demokrasi, açılım, müzakere alavere dalavereleriyle PKK devletini tezgâhlıyor. Bu, Türkiye’yi küçültmeye çalışarak Atatürk’ten intikam alma teşebbüsüdür.
 
* Atatürk Misak-ı Millî sınırları içinde tam bağımsız ve bağlantısız, sadece Türk milletinin siyasî iradesine bağlı istiklâlci, millî bir Türk devleti kurmuştu. Millî Mücadelede, savaş meydanlarında yenemedikleri Atatürk’ten intikam almak isteyen emperyalist Haçlı Batı, içimizden ayarladığı sömürge valileri marifetiyle Amerika ve Avrupa Birliğinin siyasi iradesinin belirleyici ve yönlendirici olduğu batıya bağımlı parçalanmış bir Türkiye projesini tamamlamak üzere.
 
* Atatürk, Türk milletinin İslam inancını sağlam tutmak ve Türk’ün Hristiyanlaşmasına izin ve imkân vermemek için bütün misyonerlik faaliyetlerini yasaklamıştı. Haçlı Batı, Atatürk’ten intikam almak için içimizden ruhları, vicdanları ve imanları teslim alınmış milliyetsizler marifetiyle misyonerlik faaliyetlerinin her çeşidine, her türlü izin ve imkân zeminini döşedi ve şimdi siyasî, kültürel ve ekonomik meyvelerini devşiriyor.
 
* Atatürk, vatanımızda yaşayan bütün vatandaşlarımızın kaynaşmış, uyumlu, ahenkli tek bir millet olması için insanımızı tek dil Türkçede buluşturdu. Türk millet birliğinden rahatsız olan emperyalist Batı, Atatürk’ten intikam almak için dahilî bedhâh kadrosu oluşturarak bunlar kanalıyla çok dilli, kozmopolit, birbirleriyle iletişimi kopuk, 
 
* Atatürk, sadece Türk milletinin hizmetinde ve dünyanın en güçlü ordularından biri olan bağımsız Türk ordusunu kurmuştu. Millî Mücadele sırasında İtilaf Devletleri adını taşıyan Haçlı ordularına karşı savaşan Türk ordusu, bugün İtilaf devletlerinin bir kurumu olan NATO adındaki Haçlı Batı ordularının emrinde bir birlik olarak kullanılmak isteniyor. Bu, Atatürk’ten intikam alma projesidir.
Emperyalist Batı, içerden ayarlanmış, Türklük ruh ve şuurunu kaybetmiş ya da hiç olmayan proje uygulama memurları kanalıyla Millî Mücadelede yenemediği Türk ordusunu etkisiz hale getirmeye uğraşıyor. Türk vatanının ve milletinin birlik ve bütünlüğünü korumak yerine sınırlarımız dışında Amerika’nın ve Avrupa’nın yağma ve talan düzeninin koruyuculuğunu yapan NATO’ya bağlı operasyonel bir birliğe dönüştürmeye çalışıyor. Bu, Atatürk’ten intikam almanın bir yoludur. 
 
* Atatürk, vatanımızı ve milletimizi bölmeye, millî Türk devletini yok etmeye çalışan bütün isyancı eşkıyayı anladıkları dilden kararlı bir tavırla, tavizsiz bir şekilde tenkil etmiş, yok etmişti. Emperyalist Batı, emelleri için maşa olarak kullandığı bu eşkıya çetelerinin Atatürk’ün çelikten iradesi ve yumruğu ile yok edilmesine tahammül edemedi. Bunun üzerine içerden ayarladığı işbirlikçi memurlarının eline demokrasi projesi vererek eşkiyayı kendisi ile müzakere edilir siyasi bir muhatap haline getirdi. Şimdi eşkıya, Türk vatanını ve milletini hem eşkıyalıkla hem demokrasi ile parçalıyor, Türk devletinin yanında paralel devlet kuruyor. Türk milletini yönetme görevi verilenler ve mankurtlaşmış millet ekseriyeti, bunu demokrasi adına sadece seyrediyor. İşte Atatürk’ten böyle intikam alınıyor.
 
* Atatürk uyguladığı kararlı, ısrarlı, akıllı millî siyaset sonucu Hatay’ımızın Türk vatanına katılmasını sağlamıştı. Bu durum, Emperyalist Batının hoşuna gitmemiş. İçimizdeki memurlarına sipariş ettiği Büyük Orta Doğu Projesi çerçevesi içinde Suriye sınırlarımız üzerindeki millî Türk devletinin kontrolü yok edilmiş. Orası tamamen Amerika ve Barzani hâkimiyetine terk edilerek PKK Devletinin kurulmasına zemin hazırlanmıştır. İşte Atatürk’ten böyle intikam alınıyor.
 
* Atatürk, ülkemizde yaşayan her vatandaşımızın bilinçli bir millet olmasını istemiş, bu bağlamda Türk çocuklarına özgüven telkin eden millî tarih, millî dil, millî edebiyat, millî sanat, millî ekonomi, millî güvenlik, millî eğitim, millî sanayi, millî bilim, millî tarım programları vermişti. Bunlarla Türk milletinin kendi vatanında sadece kendi menfaatlerini gözeten, kendi işini kendisi gören, kendi ihtiyaçlarını kendisi gideren, vatanının bütün imkânlarını sadece kendi yararı için kullanan teşkilatlı, uyumlu, geleceğe güvenle bakan bir millet tasavvuru ortaya koymuştu. Emperyalist Batı bundan hoşlanmadı ve aramızdan devşirdiği ekipler kanalıyla madenlerimizden limanlarımıza, bankalarımızdan fabrikalarımıza kadar bütün ekonomik kaynaklarımızı yabancıların yağmasına ve talanına açtı. Artık ileri demokraside ve "Yeni Türkiye”de millî niteliğe sahip hiçbir kurum kalmamıştır. Türk çocukları millî eğitimle Türk olma şuuruyla değil; evrensel eğitimle dünya vatandaşı olma amacıyla eğitilerek emperyalizme uşak yetiştiriliyor. Devlet, millî kültür politikasıyla Türk-İslam kültür değerlerini değil; evrensel insanlık kültürü masallarıyla Türk vatanına, Türk milletine, Türk devletine, Türk tarihine ve İslam dinine aidiyet duygusu yok edilmiş kozmopolit, ne idüğü belirsiz bir dünya vatandaşı haline getirilmiştir. İşte Atatürk’ten böyle intikam alınıyor.
 
* Atatürk, Türk’ün bütün ekonomik kaynaklarının, değerlerinin ve hizmetlerinin karşılığı olan millî Türk para biriminin bağımsızlığını tesis etmişti. Küresel emperyalist vampirler, yerli taşeronları vasıtasıyla Türk parasının bağımsızlığını yok edip, dolara bağımlı sanal bir kopya kâğıt parçasına çevirdiler. İşte Atatürk’ten böyle intikam alınıyor.
 
* Atatürk, Millî Mücadeleyle emperyalist Batının Sevr paçavrasında ifadesini bulan vatan topraklarımız üzerinde Ermenistan ve Kürdistan kurma planlarını akamete uğratmıştı. Haçlı Batı, bunun şokunu atlatıp hemen arkasından kararlı ve ısrarlı çalışmaları sonucu, içimizden ayarlanmış Türk düşmanı kadrolar kanalıyla demokrasi yoluyla bir Kürdistan kurma sürecini bir hayli ilerlettiler. Yani ileri demokrasi, vatan topraklarımız üzerinde PKK devletini doğurdu doğuracak. İşte Atatürk’ten böyle intikam alınıyor. 
 
* Atatürk bir şahıs değildir. Atatürk, Türk milletinin maşerî vicdanının ete kemiğe bürünmüş bir sembolüdür. Atatürk’ün naçiz vücudu elbette toprak olmuştur ama onun tam istiklâlci özgür Türk ruhu, ne mutlu Türk’üm diyen bütün kalplerde dipdiri yaşıyor. Atatürk, tam istiklalci Türk iradesinin bir timsalidir. Atatürk Mete Han’dır, Atatürk Bilge Kağan’dır, Atatürk, Alparslan’dır, Atatürk Fatih Sultan Mehmet’tir, Atatürk Türk’tür, Türk milletidir.
 
Haçlı Emperyalist Batı, ister dışarıdan haricî bedhâh olarak, ister içerden ayarladığı dahilî bedhâh kadroları kanalıyla istediği kadar uğraşsın, Atatürk’ten yani Türk’ten intikam alma çabaları her zaman olduğu gibi hüsranla sonuçlanacaktır.
 
1095 ilk Haçlı saldırılarından beri onlarca defa rezil kepaze ettiğimiz emperyalist Haçlı Batıyı coğrafyamızdan söküp atıncaya, bütün şer projelerini münasip yerlerine yerleştirinceye ve Türk-İslam dünyasını huzura ve hürriyete kavuşturup nizam-ı âlemi Türk iradesiyle yeniden tesis edinceye kadar siyasi, kültürel, ekonomik ve askerî mücadelemiz sürecektir.
 
Batının hafızasından silinmeyen yakıcı bir cümle var: "Türk Allah’ın kılıcıdır.” Bu cümleyi Batı unutmadı, biz de unutmadık. Varoluşumuzun anlamı ve gereği budur.
 
Gereği yapılacaktır.
 
Prof. Dr. Nurullah ÇETİN