Yazar Hakkında

Abdullah Bedeloğlu
Öğretmen, yazar, şair Kamu Yönetimi Bilim Uzmanı Kitapları Türk Devriminin Yorumu ve Çağdaşlaşma Halifelik Tarihi ve Doktrinleri Yerel Basın Yazılarım Antolojilere kayıtlı 200 şiir

Şiirlerim - Makalelerim - Hikayelerim

SİYASETTE POPÜLİZM (HALKÇILIK)

SİYASETTE POPÜLİZM(HALKÇILIK)
İslam''ı temsil ve Kuran-ı tefsir ettiğini iddia eden bazı şahıslar Kuran''da bir yönetim şekli belirtilmediğini biat usulüyle doğru değerler etrafında yeni yönetim oluşturma kuvvetler ayrılığı sisteminin olmadığını savunurlar. Kuran''da yer alan Şura süresinin egemen yasama organı oluşturma anlamına gelmediğini, egemenliğin emire (padişaha) ait olduğu padişahların danışma meclisinin olmasının gerektiğini savunurlar. Bakanlar(vezirler) danışma meclisidir. Başkanla aynı düşünmeyen bakanlar öldürülmelidir. Bu amaçla padişahların (başkanların) yanlarında cellât bulundurmasını savunurlar. Popülizm bunun neresinde? Çevremizde demokratik olmayan İslam devletleri var. Kuran demokratik devleti tavsiye etmiyor diye doğru değerlere sahip olmayan insanları kendi çatıları altında toplamaya bunu da popülizm (çoğulculuk-halkçılık) adına yapmaktadır. Padişah egemenliği halka rağmen bir zümre egemenliğidir. Örneğin Osmanlı Devleti bir Hun-Selçuklu-Kayı soyundan gelen bir halk sınıfının egemenliğine dayalı bir devlet değildir. Bir devşirme zümreyi bir padişah başkanlığında Türk ve Müslüman halkları köleleştirmek için egemen kılan bir yönetim anlayışıdır.
Popülizm(halkçılık) görüldüğü gibi bir doğru değerler anlayışını savunma değildir. Halk ve demokrasi düşmanlığına dayanan bir padişahlık yönetimini halkçılık adına savunma yapılabilmektedir. Bunu savunanlar da fazla oy toplayabilmektedir. Durum böyleyken neden popülizm(halk) iktidarı oluşuyor. Demokratik devlet demek doğru değerleri ulusal eğitim ile tüm halkına vermiş devlet demektir. Atatürkçülük ilkelerinden biri de Halkçılık ilkesidir. Hatta halka rağmen halk için çalışmak demektir.
Popülist (halkçı) politikayı savunanlar çoğulcu (pluralistic) bir sınıf egemenliğine dayalı değil her sınıftan insanların oluşturduğu bir parti bir yasama meclisi oluşturma hedefi gütmektedir. Yine halkçılık adına farklı fikirleri temsil eden toplum temsilcisi insanları dört eğilimi birleştirme adına, solcu, Türkçü, Kürtçü, liberalci insanları vitrine koyma, sermaye temsilcisi oda başkanlarını, işçi temsilcisi sendika başkanlarını aday yaparak seçim kazanmaya çalışmaktadır.
Turgut Özal ve Erdoğan iktidarı bu halkçı ve çoğulcu (popülist ve pluralistic) politikayla oluştu.
İngiltere''de İskoçyalı başbakan iktidarı, Fransa''da Sarkozy iktidarı, Amerika Birleşik Devletleri''nde Barak Hüseyin Obama iktidarı bu halkçı ve çoğulcu politikalar ile oluştu. Bu sayede İngiltere İskoçya''nın ayrı devlet olmasının önüne geçti. Amerika zenci halkların bağımsız devlet olmasının önüne geçti. Sarkozy de bir Fransız olmadığı göçmen nesil temsilcisi olduğu halde Fransa''da cumhurbaşkanı oldu.
Popülizm doğru fikirler etrafında farklı fikirli halkı, halk için bir önder etrafında aynı zamanda bunları birbiriyle uzlaştırmanın yollarından biridir. Seçim, parlamento gibi uygulamalar ortaya çıktı çıkalı, “Jakoben dediğimiz doğru fikirci devrimci eğilim, kendini sevimli kılmak zorunda kaldı. Öte yandan, “popülist önderin “doğru fikirle ilişiği kesilmiş değil. Zaten, “doğru fikirlerini “geniş kitlelere kabul ettiren ve onaylatan kişiler “popülist önder oluyor. İşin tuhafı, böyle bir durum gerçekleştiğinde, bu “doğru fikir sahibi önder artık “seçkin azınlıka da ihtiyaç duymaz hale geliyor; artık bir kitle var, bir de kendisi. Gerisi, hizmet erbabı.
Doğru fikirli Erdoğan''ın doğru fikirleri nedir? Milletvekilliği, parti genel başkanlığı üç dönem ile sınırlandırılsın. Cumhurbaşkanı başbakanlıktan gelsin. Cumhurbaşkanını halk seçsin. Cumhurbaşkanlığı seçimleri yönetim krizlerine sebep olmasın.
Faizler Avrupa ve Amerika''daki(USA) seviyenin üstünde olmasın. Faiz yüksek olursa teknoloji ve sanayi yatımı olmaz, üretim, istihdam ve modernleşme (yenilikçilik) olmaz. Faiz, enflasyon yani mal ve hizmetlerdeki fiyat artışlarının sebebidir. Yüksek faiz ticaret hacmini daraltır.
Milli Eğitim sadece doğru değerler vermekle uğraşmamalı, mesleki eğitimli kalifiye eleman yetiştirici olmalı bu amaçla zorunlu eğitim 12 yıl olmalıdır.
(SGK) Sosyal güvenlik kurumu herkesi kapsamalı, ev hanımları dahi sosyal güvenlik kurumu kapsamında olmalıdır. Hatta işsiz insanlar bile sosyal güvenlik kurumundan faydalanmalıdır. Devlet iş bulamadığı, iş veremediği insana da yaşam hakkı ücreti ödemelidir.
Tüm bunları halk yardakçılığı ile iktidarı ele geçirip bir zümre, soy egemenliğini engelleme, doğru değerlerden vazgeçme olarak gösterme politikaları ile Muhalefet partileri gölge oyunları politikası gütmektedir. Entelektüel birikimleri Avrupa Topluluğu uyum sözleşmeleri emrivakisi ile Erdoğan Hükümetlerinin toplumsal hayata geçirdiği yenilikleri kavramadığı için mi, yenilik karşıtları ile hareket ediyor? Siyaset Karagöz-Hacivat Oyunundan daha öte asil ve yararlı bir nesne olmalıdır.
Dış ve iç politika ilkeler etrafında yapılır. İlkeleri olmayan insanların iktidara gelmesi tesadüf olacaktır. Halkçı olmayan, halkçı partileri halk yardakçılığı ile suçlayarak kimse iktidar olamaz. İktidar olamadığı gibi mevcut oylarını da koruyamaz.

POPÜLİZM İKTİDARI NE YAPTI, NE YAPACAK?
Popülizm, toplumdaki seçkin bir tabaka tarafından halkın çıkarlarının bastırıldığını ve engellediğini varsayan ve devlet organlarının bu seçkin tabakanın etkisinden çıkarılıp halkın yararına ve toplum olarak gelişmesi için kullanılması gerektiğini söyleyen siyasî bir felsefe veya söylem biçimidir. Dolayısıyla “popülist bir kişi konuşmalarını “sokaktaki adamın ekonomik ve sosyal gereksinimlerine yönelik olarak hazırlayan kişidir. 1980''lerden beri popülizmin çeşitli politik ideolojilerin gelişmesine yardımcı olan bir söylem biçimi olduğu birçok ciddi çalışmada tartışılmaktadır. Son yıllarda popülist hareketlerin liderlerinin hem sol hem de sağ görüşlüler arasından çıktığı gözlemlenmiştir.[1]
Popülizmin karşıtı seçkinciliktir.
Popülist hareketlerin liderleri çoğunlukla büyük şirketlerin gücüne karşı koyacaklarını, “yozlaşmış seçkinleri temizleyeceklerini ve “önceliği halka“ vereceklerini söylerler. Popülizm genelde rejim karşıtı siyaseti içerdiği gibi özellikle sağ eğilimlerde milliyetçilik, jingoizm(aşırı ırkçılık), ırkçılık veya köktendincilik ile birleşebilir.[1] Popülistlerin çoğu ya ülkenin belli bir yöresine ya da toplumun belli bir sınıfına (emekçi sınıf, orta direk, veya köylüler/çiftçiler gibi) hitap eder. Kullandıkları söylem sıklıkla ikilik yaratma üzerinedir ve halkın çoğunluğunu temsil ettiklerini söylerler.
Popülist yöntemler:
Popülizm genel olarak sürer durumun radikal olarak eleştirilmesiyle kendini gösterir ama sağ eğilimli ya da sol eğilimli bir hareket olarak güçlü bir politik kimliği yoktur. Popülizm solcu , sağcı hatta merkez eğilimli görünümler almıştır. Yakın geçmişte ABD''deki muhafazakâr politikacılar popülist bir söylem içine girmişlerdir, Amerikan halkına “güçlü avukat lobisine, “liberal seçkinlere ve “Hollywood seçkin tabakasına karşı direnmelerini söylemişlerdir. Yine yakın geçmişte Amerikan “sol kanat politikacıları giderek artan bir şekilde populist söylemlere girmiştir. Normalin aksine, Amerikan liberalizmi büyük şirketlere karşı gelen bir politika izlemektedir ve bu şirketlerin kârı insanın önüne koyduğunu ve şirketin gereksinimine göre hükümetin işleyişine müdahele edildiğini savunmaktadır. 2004 yılı başkanlık seçimlerinde Demokrat Parti adayı John Edwards''ın kullandığı “iki Amerika deyimi oy verenlere yönelik popülist girişime bir örnektir.
Popülistler bazı politikacılar tarafından toplumda oldukça demokratik ve olumlu bir güç olarak görülmesine karşın, siyasetbilimdeki bazı önemli çalışmalarda popülist kitlesel hareketlerin gerçekçi olmadığını ve siyaset sahnesini kararsız bir ortama sürüklediği belirtilmektedir. Margaret Canovan bu iki karşıt görüşünde hatalı olduğunu savunmakta ve dünya çapında çağdaş popülizmi “tarımsal ve “siyasal olarak iki ana bölüme ve 7 alt sınıfa ayırmaktadır:
• Tarımsal popülizm
o Ticarî ürün yetiştiren ve köktenci ekonomik istekleri olan çiftçilerin hareketi, 19. yy. sonlarındaki ‘''''''US People''s Party'''''''' gibi oluşumlar.
o Geçim koşulları içim köylü hareketleri, I. Dünya Savaşı''nın sonrasında Doğu Avrupa''daki Doğu Avrupa Yeşil Ayaklanma milisleri gibi oluşumlar.
o Ağır şartlarda çalışan çiftçi ve köylülerin koşullarını hüzünlü bir şekilde romantikleştiren entellektüellerin kurduğu köktenci tarımsal hareketler, Rus ‘''narodniki'''' gibi.
• Siyasal popülizm
o Popülist demokrasi, halk oylamaları gibi reformlarla siyasi katılımcılığın artırılmasını savunmak gibi.
o Politikacıların birleşik bir cephe kurmak ve çoğunluğu yakalamak için ideolojik olmayan “halka yönelik söylemlerle yaptığı popülizm.
o Gerici popülizm, George Wallace''ın beyazların büyüyen tepkisini kullanması gibi.
o Popülist diktatörlük, Arjantin''de Juan Perón tarafından kurulduğu gibi.[2]


Demokrasilerin oturması, topraksız, küçük geçime yetersiz toprak sahipleri çoğaldıkça gelecek kaygısı taşıyan orta direk ya da dar gelirli kişilerin gözünde sağda ve sol kesimde yer alan seçkinler çağdaş iletişim ortamında itibarlarını yitirdi. Halk seçkinlerin kendilerinden daha fazla bilgili olmadığını, diplomanın haksızlık ve ayrıcalık yaratmak için kullanıldığını düşünmeye başladı. Aydınlanma için okutmak, aydınlanmadan halkı yararlandırmak, yaşam kalitesini artırmak, üretim biçimini geliştirmek, kolaylaştırmak yerine halk üzerinde statükoyu korumak için ekonomik, siyasi, demokratik kısıtlamalar getirmeye çalışan bir seçkin sınıf olduğunu kabul etti. Bu seçkin sınıf sadece siyasi, ekonomik kısıtlama yapmakla kalmıyor. Eğitim haklarını kısıtlamaya, düşünce ve kanaat hürriyetini engellemeye, düşünceyi suç sayıp insan yaralama, öldürme cezalarından daha fazla ceza vermeye başlamış. Avukat ve yargı mensubu kişiler dışındakilerin siyaset ve düşünce üretmesine engel olmaya başlamıştır. Seçkincilik statükoyu korumak için sermayeyi: yeşil, Yahudi, PKK, Türk, Laz, Arap, Acem vs sınıflandırmış halkı kışkırtmaya seçkin fiyattan mal satmaya zorlamıştır. Ancak serbest piyasa ekonomisi ucuz ve kaliteli mal üreteni ayakta tutmuş pahalı mal satan seçkinleri silmiştir.
Seçkinlerden kurtulma yolu popülizm olmuş, dört eğilimden insanları birleştirme ile başladı. Koalisyon hükümetleri ile sürdü. Siyasi, ekonomik, eğitim hakkı ayrıcalıkları, yasakları kaldırmak ile başlamıştır.
Eğitim hakkı sol popülizm tarafından önce 5 yıldan 8 yıla çıkarılmış, sağ popülizm iktidara gelince eğitim hakkını 8 yıldan 12 yıla çıkarmıştır. Açık öğretim fakülteleri kurularak seçkinci sınıf kısıtlamaları engellenmiştir.
Seçkinci sınıfı yok etmede başrolü Güçlü Avukat Yargıçlar Lobisi üstlenmiştir. Bu lobi cumhurbaşkanlığı makamını ele geçirme başarısını göstermiş. Tüm devlet kadrolarına sızmış. Açık öğretim yoluyla hukuk fakülteleri kurulmasını engelleyerek haksızlık yapılan aydınların kendilerini avukat sıfatıyla savunmasını da engellemiştir.
Amerika: Açık Öğretim Hukuk Fakültelerine izin vererek bu Güçlü Avukatlar Lobisinin idari, askeri, akademik personeli, üretici, çiftçi esnaf vs sınıfı kısıtlamasını, yasaklamasını halkı birbirine düşman yaparak haksız kirli para kazanmasını, ekonomik, siyasi güç edinmesini durdurmaya çalışmıştır.
ABDULLAH BEDELOĞLU
KAYNAKÇA:
1. ^ a b Canovan, Margaret. 1981. Populism. New York: Harcourt Brace Jovanovich. ISBN 0-15-173078-4; Kazin, Michael. 1995. The Populist Persuasion: An American History. New York: Basic Books. ISBN 0-465-03793-3, ISBN 0-8014-8558-4; Betz, Hans-Georg. 1994. Radical Right-wing Populism in Western Europe, New York: St. Martins Press. ISBN 0-312-08390-4, ISBN 0-312-12195-4
2. ^ Canovan, Margaret. 1981. Populism. New York: Harcourt Brace Jovanovich. ISBN 0-15-173078-4
http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Popülizm&oldid=13973119 adresinden alındı.