Yazar Hakkında

ŞİİR FIRTINASI YÖNETİMİ
İstanbul - TÜRKİYE

NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE


Şiirlerim - Makalelerim - Hikayelerim

12 TEMMUZ 1932

 

Görüntünün olası içeriği: yazı

"Türk Dil Kurumu " ,"Türk Dili Tetkik Cemiyeti" adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rifat, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. 
Cemiyetin adı,1934'te yapılan kurultayda "Türk Dili Araştırma Kurumu" 1936'daki kurultayda ise "Türk Dil Kurumu" olmuştur.
Atatürk,dönemindeki bilginleri Türk dili üzerinde araştırmalar yapmaya yönlendirmiştir. Nitekim Türk dilinin en eski anıtları olan Göktürk (Runik) yazılı metinlerin ilk iki cildi O'nun sağlığında yayımlanmış, 1940'larda yayın hayatına çıkabilen Divanü Lügati't-Türk, Kutadgu Bilig gibi eserler üzerinde de yine Atatürk'ün sağlığında çalışılmaya başlanmıştır.

Görüntünün olası içeriği: yazı


Yorumlar

  • 13.07.2019 09:55:34

    O emsali olmayandır...

    Atatürk Geçmişten geleceğe yönelmesini bilen ve bunu en isabetli şekilde gerçekleştiren dünya liderlerinin en büyüğüdür.Atatürk'ü hangi konuda tartışmaya açarsanız açın, bu tartışma, konuyu açanın kesin mağlubiyetiyle son bulur.Bunun tarihten bu yana pek çok emsalleri vardır.Ayrıca bu tartışmayı açan, sadece Türkiye değil, dünya ölçeğinde "küçük adam" olmanın delilini ele verir. 12.Temmuz.1932 yılında Atatürk tarafından kurulması öngörülen  Türk  Dil Kurumu anıtsal düşünce ve kurumu dahi bu düşüncemizin tipik bir örneğidir.O'nunla hep övünüyoruz ve övüneceğiz, herzaman yolunda, izinde olacağız. Aksini düşünmek bir milletin gidiş istikametine çelme takmaktır ki; İHANETTİR.O'nunla dopdolu olan bu Millet O'nsuz sapık düşüncelere  asla taviz vermeyecek, O'nu vicdanının ateşi olarak kalbinde ilelebet parlatacaktır.NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE. RAHMET O'NA VE VATAN ÂŞIKLARINA...(Aksakal)