Yazar Hakkında

mehmet şahan

1957 KİLİS DOĞUMLU, EMEKLİ ÖĞRETMEN ------ÖZ BİLİYORSA SÖZÜNÜ; ------PEKİ, GÖZE NE GEREK ------GÖZ GÖRMÜYORSA ÖZÜNÜ; ------DE Kİ, SÖZE NE GEREK -------------------------------------- MEHMET ŞAHAN


Şiirlerim - Makalelerim - Hikayelerim

NEDEN TANRI?

 

ŞİFA VER
 
Açtım ellerimi, döndüm yüzümü,
Biçare kullara şifa ver Tanrım.
Dertler senden gelir, sende çözümü,
Dermansız dertlere şifa ver Tanrım.
 
Hayır da sendendir, şer senden gelir,
Lütfüne erenler kıymetin bilir,
Sırrına ermezsen ızdırap verir,
Divane kullara şifa ver Tanrım.
 
Sen ol demeyince hiçbir şey olmaz,
İznin olmayınca çiçekler solmaz,
Hidayet etmezsen yolunu bulmaz,
Şaşırmış dillere şifa ver Tanrım.
 
Dünyaya bedeldir aldığım nefes,
Ruh yoksa içinde anlamsız kafes,
Sade et yığını olursa herkes,
Hasta beyinlere şifa ver Tanrım.
 
Çaresiz görünce yanar yüreğim,
Derman bulunmazsa çöker direğim,
En sonunda senden şudur dileğim,
Kararmış kalplere şifa ver Tanrım.
 
Biçare Şahan’ı duyan Allah’ım,
Kalplere sevgiyi koyan Allah’ım,
Beni de kul diye sayan Allah’ım,
Gönlümdeki boşa doluver Tanrım,
Sevginle gönlüme şifa ver Tanrım.
 
Mehmet ŞAHAN
 
“esma-ul hus-na isimleri Rabbim nasip etti ezberledim, içlerinde Tanrı ismine rastlamadım, sinekte böcek, arıda, ama balı yapan arı, ALLLAH demek varken neden Tanrı”
Güngör celep
*************************************************************************
 
NEDEN TANRI?
 
Güngör Celep kardeşimiz yukarıda ki şiirimde geçen “Tanrım” kelimesi için soruyor:
“Neden Tanrı?”
Cevap:
Ameller niyete göredir.
Tarih boyunca büyüklerimiz “Niyet hayır, akıbet hayır” demişlerdir… Kim mi demiş? Şeyh Edebali demiş… Mevlana Celalettin’i Rumi demiş…
Sevgili okurlar aklıma İslamiyet’in ilk tebliğ edildiği dönem geldi. Kıssadan hisse:
Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammet Mustafa (s.a.v) Efendimiz, Allah’u Teala’dan gelen emirleri Medine halkına anlatıyordu.
Medine halkı ve civarda yaşayan kabileler duydukça Peygamber Efendimizin yanına gelerek “İlahi Emirleri” bizzat onun ağzından dinliyor ve İslamiyet’le şerefleniyorlardı.
Giderek etrafa bir çığ gibi yayılan İslam Dinini, çöllerde yaşayanlar dahi duymaya başlamıştı. İşte tam da o sıralarda çölde yaşayan bir deve çobanı çok istemesine rağmen bir türlü Medine’ye gelememiş, Peygamber Efendimizle tanışma fırsatı bulamamıştı. Ancak, çoban bu yeni dine inanmış, kimse ona nasıl ibadet edeceğini anlatmamıştı.
Çoban ise kendisini Yaratan’a karşı ne yapması gerektiğini merak etmeye başlamıştı.
Kızgın Arabistan çöllerinde bir çoban için en değerli şey ne olabilir? Tabii ki ayaklarını çöl kumlarının kavurucu sıcaklarından koruyacak bir ayakkabı…
Çoban da tam öyle düşünmüş…
Henüz “Yaratan’a” nasıl ibadet edeceğini bilmiyor. Ancak birine çok seveceği bir hediye verildiği zaman, sevineceğini iyi biliyordu. O anda aklına bir hediye vermek geldi ve çok sevindi. Çünkü kendisini “Yaratan’a” hediye vererek “O’nun” sevgisini kazanacaktı…
Fakat hediyenin ne olacağına hemen karar veremedi. Yiyecek bir şey alsa bir defada yenir biterdi. Alacağı hediye sürekli olmalıydı ki kendisini sürekli sevsin. Evet bir giyecek almaya karar verdi. Bu defa da giyeceğin ne olması gerektiğini düşündü… O anda çöldeki yaşamını gözünün önüne getirerek en iyi hediyenin bir ayakkabı olacağına karar verdi. Karar verdi vermesine de acaba “Yaratan,” siyah ayakkabıyı mı sever; kırmızı ayakkabıyı mı? Uzun bir süre bunları düşünüp durdu. Bir karar veremediği için de çok üzülüyordu.
Sonunda “Yaratan’a” sormaya karar verdi. Yaratanı kastederek:
“Ben, sana siyah ayakkabı mı alayım, kırmızı ayakkabı mı?” diye sordu. O gün bir cevap alamadı.
Ertesi gün, bir sonraki gün derken bıkıp usanmadan bu sorusunu (“Ben, sana siyah ayakkabı mı alayım, kırmızı ayakkabı mı?”) sormaya devam etti. Çobanın bu hali Allah’u Teala’nın katında öyle kabul gördü ki çoban cennetle müjdelenmeyi hak etti…
Çobanın bütün yaşadıkları ve Allah katındaki ahvali Peygamber Efendimize ayan oldu. Bu hal çobana müjdelendi…
Saygıdeğer okurlar şimdi bu kıssayı bir düşünelim!
Çoban Allah’a nasıl hitap etmiş?
Hangi ibadetleri yapmış?  
 “Ben, sana siyah ayakkabı mı alayım, kırmızı ayakkabı mı?” diye sorarken buradaki “sen” kelimesi neyi ifade ediyor?
Bu kıssada geçen “İlah” ve “Yaratan” kelimeleri neyi ifade ediyor?
İhlâsı kalp ile inanmış ve Allah’a içinden geldiği gibi hitap eden çoban yanlış mı yapmış?
Bu soruların hepsinin cevabı gayet açık: “Ameller niyete göredir…”
Ancak bundan da daha önemlisi inanan herkes çok iyi bilir ki, Allah kuluna şah damarından daha yakındır.
Allah, bizi bizden daha iyi bilendir.
Biz daha söylemeden ne söyleyeceğimizi bilir.
Şimdi Sayın Güngör Celep Bey’e soruyorum:
“Tanrım, diyerek kime yakarıyorum?”
Cevabını çok merak ediyorum…
 
Saygı ve selamlarımla…
 
MEHMET ŞAHAN
         03.01.2012-İSTANBUL
 
   
 

YAZARA AİT YAZILAR

Yazı Başlığı Tarih Okunma
SİZ, BU YÜKÜ KALDIRAMAZSINIZ... 2017-01-23 01:41:50 2186
Bir Eylem, Kaygım ve SONUÇ 02.06.2013 3736
ÇÖZÜM+PKK+SURİYE=İKBAL 11.05.2013 1317
ONLAR İNANMIŞTI !!!... 07.05.2012 2358
İLAHİ ADALET ŞAŞMAZ... 30.03.2012 2098
ŞEHİRDE GÜNAH OLAN, KÖYDE MÜBAH MI ? 02.03.2012 1460
KUKLA MI İSTİYORSUNUZ? EMRİNİZ OLUR! 13.02.2012 1820
BİR SORU, BİR CEVAP... "BOP" 04.02.2012 1582
% 50'NİN SIRRI!... 22.01.2012 1484
NEDEN TANRI? 03.01.2012 1621
ACI AMA GERÇEK: İTİRAF EDİYORUM! 06.12.2011 420
SIZLANMAK ÇÖZÜM MÜDÜR ? KOLAYCILIK ! 20.11.2011 1501
HEYHAT Kİ HEYHAT ! 15.11.2011 1895
ESKİDEN ! (Bayramınız Kutlu Olsun) 05.11.2011 1459
VATAN HAİNİ KİME DENİR? 29.10.2011 1856
YA TUTARSA! 21.10.2011 1587
ÖTEKİLEŞTİRMEK!... 15.10.2011 1631
HİLAFET VE LİYAKAT... 08.10.2011 1581
HALKI DEĞİL, BENİ TEMSİL ET! 02.10.2011 1396
VATAN KURTARACAK !.. 29.09.2011 2074