Yazar Hakkında

Mahir Odabaşı

Şair-Yazar


Şiirlerim - Makalelerim - Hikayelerim

MAHKÛM SIGARASININ KÜLÜ

Kıymetli okuyucularım,
''güzellikler paylaşıldıkça çoğalır, kötülükler paylaşıldıkça normalleşir'' sırrınca güzelliklerin her daim paylaşılması, kötülüklerden de ders alınması temennimizdir. Bu bağlamda iyi bir gözlemci olarak zaman zaman güzellikleri paylaşıyorum ki, ziyadeleşsin. Aşağıdaki paylaşacağım örnekleri bir çırpıda okuyacağınızı ve en azından bir arkadaşınıza anlatacağınızı ümit ediyorum.


MAHKÛM SIGARASININ KÜLÜ


Sigaranın zararlarını bilmeyenimiz yoktur. Lakin buna rağmen çeşitli nedenlerle içenlerimiz de çoktur. Bırakmalarını temenni ederek, esas anlatmak istediğim mevzuya geleyim.
Hastane ve hapishaneler için 'Allah düşürmesin ama yokluğunu da göstermesin' denilir. Hapishanelere kimi hak ederek düşerken kimi de kaderin cilvesiyle kendini orada buluverir. Geç gelen adalet olmasa da yapacak bir şey yoktur. Halk tabiriyle ağzım gözüm deyinceye kadar epey yatar.
Geçmiş yıllarda bir vatandaş Çorum cezaevine düşer. Kendisi sigara tiryakisi olup biraz da bulunduğu ortamın etkisiyle fazla içmeye başlar. Gün gelir buradan başka bir yere nakil edilmesi gerekir. Şimdi bilmiyorum ama o zamanlar nakil arabasında mahkûmun sigara içmesi serbesttir. Bu mahkûmda peş peşe sigarasını tüttürürken, sigarasının küllerini de avucuna biriktirir. Bu durum önde oturan ve kameraya bakan görevlinin dikkatini çeker. Bu niye böyle yapıyor diye merak eder. Bir tesiste ihtiyaç için mola verince, o mahkûm avucundaki külü göstererek ''müsaade ederseniz şu külü çöp tenekesine dökebilir miyim? 'der. Bunun üzerine araç şoförü ''Ben 25 yıldır bu araçla mahkûm taşıyorum. Herkes içtiği sigarasının külünü de, izmaritini de içeriye atıyordu. Bir tek sen dökmedin'' deyince, ''Bugün ben oturuyorum ama yarın bir başka mahkûm buraya oturacak. Herkes oturduğu yere sigarasının külünü dökerse, izmaritini atarsa burası leş gibi olur. Benden sonra oturacak mahkûma saygısızlık olur'' Der. Bu cümle karşısında biraz önce arabanın camından sigarasının izmaritini yola fırlatan diğer görevli de gerekli dersi alır. O günden sonra içtiği sigaranın izmaritini çöp tenekesine atmaya başlar.
Sonradan araştırdıklarında o mahkûmun gerçekten bey efendi biri olduğu ama kaderin cilvesiyle yolunun oraya düştüğünü öğrenirler.
Vesselam hiç kimseye karşı ön yargılı olmamaya özen göstermeliyiz. Zira Allah Resulünün ifadesiyle ''Her milletin iyisi iyidir'' Bu sözün üzerine söz söylenmez…
KÂĞIT TOPLAYICI VE KEDİ
Özellikle bizim gibi çöpleri ayrıştırmayı beceremeyen, insanlara da pek değer vermeyen milletlere belki de en iyi hizmeti yaz kış demeden çöp bidonlarını defalarca karıştırarak rızkını helalinden çıkarmaya çalışan o insanlar yapıyor.
Bahçelievler mahallesinde eczacı bir abimizin arabasında beklerken gözlemlediği bir olayı paylaşmak istiyorum.
Sabahın ayazında önüne aldığı lastik tekerlekli arabayla yollara düştü. İlk çöp tankının başında durdu. Sabah erken olduğu için kapağını takırtı yapmasın diye itina ile kaldırdı. İçine rast gele atılmış poşetleri bir bir açtı. Bu arada yanında bir kedi belirdi. Tankın içinden yumurta kartonunu alıp bir kenara koydu. Peşinden süt kutuları çıktı. Kutunun kapaklarını özenle açarak dibindeki kalan sütleri yumurta kartonunun gözüne döktü. Kediyi pisipisi diye çağırdı. Kedi o sütü içinceye kadar bekledi. Sonra da tüm döküntüleri toplayıp yoluna devam etti.
BAŞSAĞLIĞI: 28.12.2015 tarihinde Hakkın rahmetine kavuşan Osmancık - Seki Köyünden gelme Ömer ŞEKERCİ amcamıza Allah'tan rahmet, sevenlerine sabrı cemil dilerim.

*
Ne hayaller kurardı dünya üzerine
Hiç ihtimal vermezdi erken gideceğine
Lakin dün sabah o da gitti gideceği yerine
Ya hayalleri, o da konuldu kefeninin cebine

Kıymetli okuyucularım,
''güzellikler paylaşıldıkça çoğalır, kötülükler paylaşıldıkça normalleşir'' sırrınca güzelliklerin her daim paylaşılması, kötülüklerden de ders alınması temennimizdir. Bu bağlamda iyi bir gözlemci olarak zaman zaman güzellikleri paylaşıyorum ki, ziyadeleşsin. Aşağıdaki paylaşacağım örnekleri bir çırpıda okuyacağınızı ve en azından bir arkadaşınıza anlatacağınızı ümit ediyorum.
MAHKÛM SIGARASININ KÜLÜ
Sigaranın zararlarını bilmeyenimiz yoktur. Lakin buna rağmen çeşitli nedenlerle içenlerimiz de çoktur. Bırakmalarını temenni ederek, esas anlatmak istediğim mevzuya geleyim.
Hastane ve hapishaneler için 'Allah düşürmesin ama yokluğunu da göstermesin' denilir. Hapishanelere kimi hak ederek düşerken kimi de kaderin cilvesiyle kendini orada buluverir. Geç gelen adalet olmasa da yapacak bir şey yoktur. Halk tabiriyle ağzım gözüm deyinceye kadar epey yatar.
Geçmiş yıllarda bir vatandaş Çorum cezaevine düşer. Kendisi sigara tiryakisi olup biraz da bulunduğu ortamın etkisiyle fazla içmeye başlar. Gün gelir buradan başka bir yere nakil edilmesi gerekir. Şimdi bilmiyorum ama o zamanlar nakil arabasında mahkûmun sigara içmesi serbesttir. Bu mahkûmda peş peşe sigarasını tüttürürken, sigarasının küllerini de avucuna biriktirir. Bu durum önde oturan ve kameraya bakan görevlinin dikkatini çeker. Bu niye böyle yapıyor diye merak eder. Bir tesiste ihtiyaç için mola verince, o mahkûm avucundaki külü göstererek ''müsaade ederseniz şu külü çöp tenekesine dökebilir miyim? 'der. Bunun üzerine araç şoförü ''Ben 25 yıldır bu araçla mahkûm taşıyorum. Herkes içtiği sigarasının külünü de, izmaritini de içeriye atıyordu. Bir tek sen dökmedin'' deyince, ''Bugün ben oturuyorum ama yarın bir başka mahkûm buraya oturacak. Herkes oturduğu yere sigarasının külünü dökerse, izmaritini atarsa burası leş gibi olur. Benden sonra oturacak mahkûma saygısızlık olur'' Der. Bu cümle karşısında biraz önce arabanın camından sigarasının izmaritini yola fırlatan diğer görevli de gerekli dersi alır. O günden sonra içtiği sigaranın izmaritini çöp tenekesine atmaya başlar.
Sonradan araştırdıklarında o mahkûmun gerçekten bey efendi biri olduğu ama kaderin cilvesiyle yolunun oraya düştüğünü öğrenirler.
Vesselam hiç kimseye karşı ön yargılı olmamaya özen göstermeliyiz. Zira Allah Resulünün ifadesiyle ''Her milletin iyisi iyidir'' Bu sözün üzerine söz söylenmez…
KÂĞIT TOPLAYICI VE KEDİ
Özellikle bizim gibi çöpleri ayrıştırmayı beceremeyen, insanlara da pek değer vermeyen milletlere belki de en iyi hizmeti yaz kış demeden çöp bidonlarını defalarca karıştırarak rızkını helalinden çıkarmaya çalışan o insanlar yapıyor.
Bahçelievler mahallesinde eczacı bir abimizin arabasında beklerken gözlemlediği bir olayı paylaşmak istiyorum.
Sabahın ayazında önüne aldığı lastik tekerlekli arabayla yollara düştü. İlk çöp tankının başında durdu. Sabah erken olduğu için kapağını takırtı yapmasın diye itina ile kaldırdı. İçine rast gele atılmış poşetleri bir bir açtı. Bu arada yanında bir kedi belirdi. Tankın içinden yumurta kartonunu alıp bir kenara koydu. Peşinden süt kutuları çıktı. Kutunun kapaklarını özenle açarak dibindeki kalan sütleri yumurta kartonunun gözüne döktü. Kediyi pisipisi diye çağırdı. Kedi o sütü içinceye kadar bekledi. Sonra da tüm döküntüleri toplayıp yoluna devam etti.
BAŞSAĞLIĞI: 28.12.2015 tarihinde Hakkın rahmetine kavuşan Osmancık - Seki Köyünden gelme Ömer ŞEKERCİ amcamıza Allah'tan rahmet, sevenlerine sabrı cemil dilerim.

*
Ne hayaller kurardı dünya üzerine
Hiç ihtimal vermezdi erken gideceğine
Lakin dün sabah o da gitti gideceği yerine
Ya hayalleri, o da konuldu kefeninin cebine


YAZARA AİT YAZILAR

Yazı Başlığı Tarih Okunma
babasız babalar günü 2016-06-17 09:41:29 768
''Vatan Kurtuldu Mu?'' 2016-06-09 10:11:07 691
Evlatlarda Değişir Bir Gün, Evlat 2016-04-22 09:09:48 765
ÇİZ GİTSİN 2016-02-04 16:59:11 860
'Babaanne Böreğin Hamur olmuş' 2016-01-13 16:28:46 865
Yaşlı Anadan Oğullarına Mektup 2016-01-08 16:13:38 849
Merhum Öğretmenden Hatıralar 2016-01-05 11:49:36 1018
MAHKÛM SIGARASININ KÜLÜ 2016-01-01 00:13:01 811
BİR YIL DAHA GEÇTİ 2015-12-30 23:43:43 719