Yazar Hakkında

Mahir Odabaşı

Şair-Yazar


Şiirlerim - Makalelerim - Hikayelerim

Merhum Öğretmenden Hatıralar

 

                Öğretmenlerimizin hayatımızda çok önemli bir yeri vardır. Hepimizin öğretmenlerimizle veya çevredeki öğretmenlerle ilgili anıları vardır. Örnek alınacak birçok yönünü kendisinden veya onu tanıyanlardan dinlediğim ve birkaç yıl önce kaybettiğimiz Osmancık İlçesinden merhum Ömer Faruk GEYLANİ öğretmenimizle ilgili birkaç olayı paylaşmak istiyorum. ‘’Ettekrarür ahsen velevkane yüzeksen-tekrar güzeldir 180 defa olsa bile’’ sırrınca, hem onu tekraren rahmetle yâd etmek, hem de şu günlerde yavrularımızı emanet ettiğimiz öğretmenlerimize ve öğretmen adaylarına güzel örnek teşkil eder niyetiyle.

 

              ÖĞRENCİSİYLE DIŞARIDA DA İLGİLENİRDİ: ‘’Öğretmen için gününü değerli kılan, öğrencilerine ayırdığı zamandır’’( A.S.Exupery) misali işini çok sever, hakkıyla yerine getirmeye çalışır ve okul çıkışlarında eve giderken mutlaka bir öğrencisinin elinden tutar, yolda öyle yürürdü. Bu davranışı ile sadece öğrencinin sınıfta öğretmeni olarak kalmaz, aynı zamanda dışarıda da onlarla ilgilenerek aile boyu gönüllerini fethederdi.

 

               HEDİYE KABUL ETMEZDİ: Hiçbir özel günde öğrencilerinden kesinlikle hediye kabul etmez ve öğrencilerine: ‘’Sizin bana vereceğiniz en büyük hediye başarılı olmanız ve gelecekte sorunlu değil, sorumluluğunun bilincinde olarak bu memlekete hizmet etmenizdir’’ derdi. Faruk öğretmenin bu özelliğini onda okuyan çocuğu vasıtasıyla zamanın İlçe Kaymakamı da öğrenmiştir. Dolaysıyla Kaymakam beyde çocuğunun öğretmenini sevmekte ve ona saygı duymaktadır. Ahşap bir evde kalırken Faruk öğretmenin evinde yangın çıkar ve bazı eşyaları yanar. Durumdan İlçe Kaymakamı haberdar olur. Faruk öğretmenin sıkıntıda olduğu bu ortamda, vakıftan yardım ederek yardımcı olabilmek için yanına çağırttırır. Kaymakamlık olarak kendisine vakıftan bir miktar yardım etmek istediğini söyler. Faruk öğretmen bu ilgi için Kaymakam beye teşekkür ederek, ‘’EFENDİM ŞÜKÜR CANIMIZ SAĞ VE MEMUR OLDUĞUMUZ İÇİN AZ ÇOK BİR DE MAAŞIMIZ VAR. BANA VERECEĞİNİZİ MUHTAÇ OLAN BİR BAŞKASINA VERİN’’ diyerek bu teklifi geri çevirir.

 

AKCİĞERİ ANLATMAK İÇİN ÖĞRENCİLERİNE KEÇİ KESTİ: Bir gün İlköğretim Müfettişi Sadık DİKMEN beyle sohbet ederken, yıllar önce Osmancıkta bir köy okuluna teftişe gittiğinde unutamadığı bir anısını anlatmıştı. Öğretmenin ismini hatırlayamadığını ama çok hoşuna gittiğini söyledi. Bende muhtemelen bunlardan birisidir diye üç beş tane isim sayınca tamam hatırladım ‘’ismi Faruk GEYLANİ idi’’ dedi. Müfettiş arkadaş Köy okulunda, sınıfta fen bilgisi dersinde küçük çocuklara ‘’ çocuklar hiç akciğer gördünüz mü ?’’ diye sorduğunda sınıfın hepsi birden parmak kaldırarak evet derler.’’ Maket olarak gördünüz demi’’ der, hayır derler. Bir öğrenciye ‘’anlat bakalım o halde nasıl gördün?’’ dediğinde, ‘’öğretmenimiz bizi bahçeye topladı ve bir keçi kesti. O keçiyi yüzdü ve ciğerini çıkartıp hepimize gösterdi, hatta elimi bile değdim ‘’der. Peki, öğretmeniniz keçinin etini ne yaptı diye sorunca, ‘’onu da kavurma yaparak bizlere yedirdi’’ cevabını verir.

 

              ÖĞRENCİLERİ İÇİN MERKEZDEN DAĞ KÖYÜNE GERİ TAYİN İSTEDİ: Faruk öğretmen yıllar önce Osmancık İlçesinin uzak, biraz mahrumiyet sayılan bir köyünde görev yaparken, tayin ister ve İstanbul yolu güzergâhında bulunan, merkeze yakın bir köye tayin edilir. Yeni görev yeri ulaşım açısından, sosyal yönden iyidir, rahattır fakat Faruk öğretmen rahat değildir. Çünkü bıraktığı köy uzak, mahrumiyet diye tayin isteyen olmamış ve Faruk öğretmenin biricik öğrencileri öğretmensiz kalmıştır. Düşünür taşınır ben buradan gitsem buraya hemen tayin isteyen öğretmen olur. Boş kalmaz. Fakat burada kalırsam oradaki emek verdiğim öğrencilerim öğretmensiz kalır, ben bunun vebalini çekemem’’ der. Düşüncesini yenge hanıma anlatır. Onunda kabul etmesiyle eski köyüne tekrar tayin ister ve öğrencilerine kavuşur. Bu durumu çevresindeki birçok insan yadırgar. Başkası merkeze gelmek için can atarken, sen tutup uzak köye gönüllü olarak gitmek için tayin istiyorsun… Olacak şey mi bu diye…

             

 


YAZARA AİT YAZILAR

Yazı Başlığı Tarih Okunma
babasız babalar günü 2016-06-17 09:41:29 768
''Vatan Kurtuldu Mu?'' 2016-06-09 10:11:07 690
Evlatlarda Değişir Bir Gün, Evlat 2016-04-22 09:09:48 765
ÇİZ GİTSİN 2016-02-04 16:59:11 860
'Babaanne Böreğin Hamur olmuş' 2016-01-13 16:28:46 865
Yaşlı Anadan Oğullarına Mektup 2016-01-08 16:13:38 849
Merhum Öğretmenden Hatıralar 2016-01-05 11:49:36 1018
MAHKÛM SIGARASININ KÜLÜ 2016-01-01 00:13:01 810
BİR YIL DAHA GEÇTİ 2015-12-30 23:43:43 719